Ana Sayfa Manşet, Merkez, Tokat Haberler 6 Nisan 2018 194 Görüntüleme

AFRİN HAREKATI VE ETKİLERİ KONFERANSI

Tokat 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı Adnan Menderes Salonu’ndaki konferansın moderatörlüğünü Tarkan Zengin yaptı.

Tokat Belediyesi’nin sosyal ve kültürel faaliyetlerinden biri olarak ilimize davet edilen Star Gazetesi Yazarı Fadime Özkan, Anadolu Ajansı Türkiye Haberleri Yayın Yönetmeni Hasan Öymez, Gazi Üniversitesinde Doktora çalışmasını yürüten Tarkan Zengin, “AFRİN HAREKATI ve ETKİLERİ” üzerine konferansın konuşmacıları oldular.

Tokat 26 Haziran Atatürk Kültür Sarayı Adnan Menderes Salonu’ndaki konferansın moderatörlüğünü Tarkan Zengin yaptı. İlk konuşmacı Star Gazeteci Yazarı Fadime Özkan oldu. Sonrasında Hasan Öymez konuştu. Moderatör Tarkan Zengin’in katkılar yaptığı konferansta öne çıkan konu, Türk Milletinin feraseti, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın dirayetli, güçlü liderliği oldu.

Moderatör Tarkan Zengin’in Suriye’de PKK, PYD, YPG ve DAEŞ terör örgütleri ile mücadeleden söz ederken, üst akıl konusundaki sözlerini Erzurum’dan bir hikaye ile süslemesi dikkat çekti. Konuya dair sözleri şöyle oldu: “Aslında biz orada PKK, YPG, PYD, DAEŞ terör örgütleriyle mi savaşıyoruz yoksa gerçekten başka birileri ile mi savaşıyoruz? Ben Erzurumluyum, köy hayatını az çok bilirim, eskiden tandırda ekmek yapılırdı. Yapıldıktan sonra, ekmek en kıymetli şeydi. Bizim mahallede çok kalabalık bir aile vardı, anaları da çok zeki bir kadın. Tandırda ekmek piştikten sonra getirilir bir yere biriktirilir ve oraya kimse girmezdi. O teyzemizin de bir sürü gelini, çocukları, torunları vardı. Ekmeklerin olduğu yerin çevresine un serperdi ki gelen olursa izi çıksın diye, biri gidip ekmek alırsa o izden belli olsun diye. Onun bir gelini varmış, ismi Perihan, o da çok zeki bir gelin… ekmeklerin olduğu yere, eşeğin üzerine binip gidiyormuş, inmeden ekmeği alıp geliyormuş. Kaynanası birkaç kere gözlemlemiş, bakmış ayak izinden belli değil, insan izi de değil. Sonunda düşünmüş, toplamış gelinlerini… Bu ayak izi onun izi değil ama bu akıl Perihan’ın aklı demiş. Şimdi orda PKK, PYD, YPG, DAEŞ gibi terör örgütleri var, iz onların ama akıl başkalarının…”

Anadolu Ajansı (AA) Türkiye Haberleri Yayın Yönetmeni Hasan Öymez ise medyanın, harekat sürecindeki rolünü değerlendirdi. Zeytin Dalı Harekatı’nı başarıyla sonuçlandırmak için gereken güçlü liderliğin, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından gerçekleştirildiğini vurgulayan Öymez, “TSK ve ÖSO’nun karşısındaki, bir grup çapulcu terörist değildi. Bu, üst akıl tarafından yönlendirilen ve yönetilen, bölgenin geleceğine yönelik hesaplar kuranlarla yapılan mücadeleydi.” diye konuştu.

Zeytin Dalı Harekâtı’na karşı PKK ve destekçisi uluslararası medyanın algı operasyonları yapacağının başından belli olduğuna işaret eden Öymez, “Bu algı oluşturma kampanyasına karşı Türk medyası çok başarılı yayınlar yaptı. Bizler Anadolu Ajansı olarak elimizden gelen gayreti gösterdik. TRT Haber, TRT Kürdi ve bazı özel kanallarımız bu enformasyon mücadelesinde önemli işler yaptı.” ifadelerini kullandı.

TokatBLD67032642018

Öymez, harekâta toplum desteğinin de oldukça yüksek seviyede olduğuna dikkati çekerek, şöyle devam etti:

“Otuz yıldır canımızı acıtan ama bir türlü karşımızda açık cephe olarak bulunmayan hain terör örgütünü ilk kez karşımızda açık cephede bulmuş olmanın, yakalamış olmanın verdiği güç ve mutluluk vardı aslında. Operasyona giden birliklere iki keçisinden birini kesen Mersinli Yörük ananın taşıdığı heyecanla, savaşan askerlerimizin taşıdığı heyecan arasında bir fark yoktu.”

Hasan Öymez, operasyonun medya ayağında ciddi dezenformasyon beklendiğini dile getirerek, “harekatta Türk askerlerinin sivilleri hedef aldığını, Türk ordusunun katliamlar yaptığını” iddia etmelerini beklediklerini aktardı. Buna sadece PKK’ya müzahir çevrelerin değil, uluslararası medyanın da katılacağının beklendiğini anlatan Öymez, şunları kaydetti:

“Bu bizim için sürpriz değil, buna alışığız toplum olarak aslında. Batı medyasından, Türkiye’nin geleceği için son derece stratejik öneme sahip operasyonu kendi çıkarları ve Türkiye’nin aleyhine şekillendirmek isteyen üst akılla Batılı ülkelere karşı yapılan bu operasyonu engellemek için her türlü medya oyunlarına başvurmalarını zaten bekliyorduk. Bu çerçevede AA’da özel bir ekip kurduk. Bu ekip, PKK çevrelerinin medya üzerinde yapabilecekleri operasyonu önceden takibe aldı. Belirli sosyal medya hesaplarını takibe aldık. DEAŞ’tan en çok zararı gören Türkiye’den başka ülke yoktur. DEAŞ’a da Türkiye kadar zarar veren hiçbir ülke yoktur ama Batı medyasında Türkiye’nin PKK’yı bölgede ezmesinin DEAŞ’ı güçlendireceğine ilişkin gerçeğe aykırı yayınlar yapıldı.”

– “Taraflı habercilik yaptılar”

Öymez, konuşması sırasında terör örgütünce sosyal medyada yapılan dezenformasyonlardan örnekler vererek, Türkiye’nin hastaneyi bombaladığı, sivilleri vurduğu gibi yalan haberler ile TSK’nin bunları yalanlayan açıklamalarını slaytlar eşliğinde anlattı.

Köklü uluslararası medya kuruluşlarının, temel ve evrensel gazetecilik ilkelerini bir kenara bırakarak, PKK çevrelerince üretilen yalanları haberleştirdiğini belirten Öymez, “Gazeteciliğin en temel verifikasyon süreçlerini askıya alarak taraflı habercilik yaptılar. Türk askerinin sivilleri vurduğu bilgisini ispatlayamayınca ÖSO içindeki grupları DEAŞ bağlantılı göstermeye çalıştılar. PKK’nın hem Afrin’de hem Türkiye’de sivillere verdiği zarara ilişkin hiçbir haber yapmadılar. Türkiye’nin tezlerini asla haber yapmadılar. Türkiye’nin PKK’dan gördüğü zararı asla haber yapmadılar. Türkiye’nin, ‘Kürtleri değil PKK terör örgütünü hedef alıyoruz’ tezini asla haber yapmadıkları gibi tam aksine, sürekli ‘TSK, Kürtleri vuruyor’ algısını yaymak üzere ifadeler kullandılar.” değerlendirmesini yaptı.

Gazeteci yazar Fadime Özkan da DEAŞ’ın kendi doğallığı içinde üremiş bir terör örgütü olmadığını, hiçbir terör örgütünün kendisinin üremeyeceğini söyledi.

Bunun, aslında büyük bir sektör olduğunun altını çizen Özkan, “Bir finansmanı, bir ideolojisi vardır, bunu sürekli kullanışlı halde tutacak gerekçeleri vardır. Dolayısıyla birtakım istihbarat örgütleri tarafından tüm terör örgütleri yapılandırılır ve sürdürülür. PKK bu bölgeyi bu süre içinde Amerika’nın büyük desteği ile elinde tuttuğu için, Türkiye PKK’ya karşı bir operasyon yaptı ama bizim savaştığımız Amerika’ydı. Amerika ile savaştığımız, Amerika NATO içinde müttefikimiz konumunda olduğu için de pek çok açıdan zorlukları vardı. Askeri açıdan, diplomatik açıdan zorlukları vardı. Türkiye bunu hem içeride kamu diplomasi anlamında hem dışarıda uluslararası diplomasi anlamında çok büyük başarıyla yönetti. Çok iyi planlanmış bir operasyon gerçekleştirildi. Biz Zeytin Dalı Harekatı ile Suriye’nin kuzeyinde alan tutmuş olan PKK’yı Afrin’den defetmeyi başararak Amerika’ya karşı bir zafer elde etmiş olduk.” ifadelerini kullandı.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.