Ana Sayfa Köşe Yazısı, Manşet, Son Dakika Haberler, Tokat Haberler 17 Temmuz 2018 2087 Görüntüleme

CHP DEĞİŞİM İSTİYORSA AK PARTİ’Yİ ÖRNEK ALMALI

Sistemde “değişim” istemek, önce sistemin içindekilerin yerlerini başkalarına bırakmalarıyla mümkündür. Tokat’ta CHP’yi son 20 yılda yöneten isimlerin gidip gidip geriye dönmeleri, hep aynı isimlerle partinin anılıyor olması kötü bir yazgı olmaktan öte, kaotik bir durumun da net resmidir. Koltuk derdinde olmanın başka bir ifadesi de budur işte; hep aynı isimlerin partiyi yönetmesi, gelinen yerin açık izahıdır.

 

“Milletvekili olamadım, şimdi il başkanı olmalıyım, il başkanlığından ayrılayım milletvekili adayı olayım, aday gösterilmedim şimdi il başkanlığına geri dönmeliyim. Beni il başkanı atamadılar, o halde genel merkez olağanüstü kurultaya gitmeli.” paradoksu ile hareket etmenin geldiği yer burasıdır. Bu kısırdöngü içerisinde sürekli yenilen, politika üretemeyip sistemin çözümsüz payandası olan bir parti haline gelmiştir CHP.

 

Asıl yapılması gereken gençlik ve kadın örgütleriyle dinamik, süreklilik arz eden bir yapıya kavuşmakken, birilerinin ego tatminini gerçekleştirdiği yer haline getirildiği CHP, kurumsal yapısının çöküş yaşadığı, politik arenada müzmin ana muhalefet partisi olarak anıldığı partidir ne yazık ki. Seçimden seçime hareketlenen, iletişimi sadece sosyal medyada birbirlerine laf sokuşturmaktan ibaret bir örgütsel yapıyla seçim kazanılmaz. CHP Tokat’ta, Fikret Kızılok’un “Süleyman hep Başbakan, Başbakan hep Süleyman” şarkısındaki gibi “Falanca hep il başkanı-milletvekili, il başkanı-milletvekili hep falanca” şeklinde bir döngüyle de başarı elde edemez.

 

AK Parti’nin 2002 yılından bu yana Tokat’ta yaşadığı değişimi bir anımsayalım. İbrahim Çakmak, Ergun Dağcıoğlu, Resul Tosun, Şükrü Ayalan, Dilek Yüksel, Fatma Gaye Güler,Osman Demir, Coşkun Çakır, Celil Göçer ve Zeyid Aslan, son 16 yılda milletvekili olmuş isimler. Ama şimdi, değişim anlayışının gereği olarak bu isimlerin yerine başkaları var artık. Yalnız Milletvekilliğinde değil, İl Başkanlığında da aynı değişim anlayışını görebiliriz AK Parti’de. Bu da demek oluyor ki, teşkilatın “değişim” istemesi, önce o teşkilatların değiştirilmeleriyle mümkündür.

 

Dolayısıyla CHP, AK Parti’ye 16 yıldır seçim kazandıran değişim anlayışını kavramadan, toplumun değerlerini anlamaya çalışmadan bir adım öteye de gidemez. Başarısız il başkanları partinin oyunu bir milim artıramadıysa yerinde oturamaz, oturmamalı. Özetle CHP, gecekondularda, atölyelerde, esnaf dükkânlarında, tarlada, camide, düğünde, cenazede; kısaca Anadolu insanının olduğu her yerde olmaya, yaşadığı coğrafyaya ayakları basarak politikalar üretmeye, inanca-kültüre, edebe-ahlaka saygı duyarak varlığını sürdürmeye mecburdur. Öte yandan Cumhuriyet Halk Partililer, Bülent Ecevit’ten sonra neden iktidar olamadıklarını sorgularken, Ecevit’in ta 1961 yılında yayımladığı şu yazıyı da çerçeveletip duvarlarına asmalılar:

 

“(…) İşte şimdi, «muhtelif siyası partiler» olarak. «Vatandaşın hemen hepsini kaplayan teşekküller» olarak, beraber yaşamayı mutlaka öğrenmemiz gereken bir durumdayız. Birbirimizi beğensek de beğenmesek de, hepimiz bir yurdun, bir ulusun insanlarıyız. Ne iktidarda daha üstün ne muhalefette daha aşağıyız… Partilerimiz ayrı olsa da devletimiz bir, kaderimiz birdir. Çok partili siyasal düzende de beraber yaşamaya, ayrı partilerden de olsak birbirimizi sevmeğe, ayrı düşünsek de gene birbirimizi düşünmeğe alışmalıyız.”

 

(Bülent Ecevit, Ulus Gazetesi, 1961 “Beraber Yaşayacağız”)

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.