Ana Sayfa Manşet, Tokat Haberler, Ulusal Haberler 16 Ocak 2018 387 Görüntüleme

“Eğitime Bakış 2017 Raporu Türkiye’deki Her Kesime Ulaşmış Durumdadır”

Eğitim-Bir-Sen il Başkanı Şaban Ceylan Basın açıklaması “Eğitim-Bir-Sen Tokat 1 nolu şubemizin geleneksel olarak bundan sonra da her yıl devam edecek olan 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü dolayısıyla burada toplanmış bulunuyoruz. Sizlerin diğer programlara katılım sağlamanızdan ötürü ancak bugün toplanma imkanımız olmuştur. Kâh burada kâh başka ortamlarda bulunmanın mutluluğunu 1 yıl boyunca yaşadık. Bir şehrin bütün imara dönük boyutları olsun, insan yetiştirme boyutları olsun, ekonomik, güvenlik, adli, bürokratik ve siyasi bütün çalışmaları, gece-gündüz, sıcak-kar, yağmur-çamur demeden bu emekleri ortaya koyabilmenin marifetini Tokatlı tüm gazeteci ve diğer basın mensuplarında görmekteyiz.

Gurur duyulacak noktada hizmetler vermektesiniz.

Bu anlamda öncelikle şahsım adına daha sonra sendikam ve bütün Tokat halkı adına hepinize teşekkür ediyorum.

Güzel bir zamandayız. Şehrimiz bir dünya liderini son derece güzel bir şekilde ağırladı. Cumhurbaşkanımızı karşılamaya, onu dinlemeye gelenlere ve bu tertipte emeği geçen herkese sizlerin aracılığıyla bir teşekkürü borç bilirim. Tokat, cumhurbaşkanımıza başbakan iken olsun genel başkanken de onu sahiplenip, onun dualarını hep yücelten, onun yanında olan bir şehir olmuştur. Tokat’ın güzelliğine güzellikler katan, ülkemizin ve ümmetin geleceğini düşünen bir lider olarak Allah onu başımızdan eksik etmesin diye duada bulunuyorum. Böylesine heyecanlı bir günün en önemli aktörleri olarak sizler de bugün, buradan dünyanın haberdar olması için çalıştınız.

Bizler Eğitim-Bir-Sen olarak önemli bir çalışma örgütüyüz. Bu şehrin bütün hareketliliği içerinde gözlemlerimiz oluyor. Öncelikle eğitim ekseninde eğitim çalışanları, onların faaliyetleri ve eğitim ortamlarıyla sınırlı tutmak kaydıyla özel çalışmalar içerisindeyiz. Bunlar genelde teknik çalışmalardır. Özlük haklarına dönük olarak Kişilerin daha iyi ortamlarda eğitim verebilmesi, evlatlarımızın daha iyi eğitim almasına dönük çalışmalar yapmaktayız. Yaklaşık olarak 120 bini bulan öğrencilerimizin daha sağlıklı bir eğitimden geçerek vatana millete hizmet edecekleri en iyi ortamı sağlama gayesindeyiz. Bunun için değerler ve kanunlarımız sınırları içerisinde bizlere verdiği ölçülerle etkinlik yapma ve organize olma hakkımızı en üst sınırlarda kullanan bir şubeyiz. Bu doğrultuda sizlerle pek çok kez birlikte olduk. Bu eksende yanımızda olduğunuz için siz değerli basın mensuplarına teşekkür ediyor ve Çalışan Gazeteciler Günü’nüzü kutluyorum.

Bu şehrin lise öğrencilerinin tamamını muhatap aldığımız il ve ilçelerimizle birlikte toplam 1600 öğrenci ve başlarında bulunan 160 öğretmenimizle birlikte son derece örgütlü ve sistemli bir şekilde, son derece görünürlüğü olan ciddi bir çalışmaya imza atıyoruz;

‘Bir bilenle bilge nesil’ projesi.

DOnipGFX0AYdhll

Bu proje kapsamında belirlemiş olduğumuz 4 tane hedef kitabımızı 10’ar kişilik gruplar halinde öğretmelerimiz aracılığıyla hem okullarda hem de belediyemizin oluşturduğu o nezih ortamlarda bu kitapları okutturup ardından öğrencilerimizin bunun kritiğini yapıp bir kompozisyon yazmalarını istiyoruz. Bu yazıları toplayıp derecelendireceğiz. İyi olanları seçip ödüllendireceğiz. Bu süreçte katkı sağlayan herkesi de küçük hediyelerle ödüllendireceğiz. Amacımız; eğitim ortamlarının kendi içerisinde hem formal hem de informal olarak çocuklarımızın üzerinde olumlu tesirler bırakması, onların her boyutuyla motive olmasıdır. Bir bilge ile teknolojik tuzaklardan uzak olarak vakit geçiren daha çok okuyan gençler olmasını istedik. Eğitim-Bir-Sen’e bağlı tüm il ve ilçe teşkilatlarındaki yönetimlerimiz bunun için kolları sıvamış ve verilen görevleri yerine getirme gayesindeler. 4 tane kitap; Malcom X, Aliye İzzetbegoviç, Mehmet Akif İnan biyografileri ve Rasim Özdenören hocamızın ‘Müslümanca düşünme üzerine denemeler’ adlı kitabıdır. Bu 4 kitap üzerine çalışmalarımız devam ediyor. Bu süreci Nisan ayının son haftası sizlerin de katılımıyla büyük bir görsel programla taçlandıracağız.

Elimizde bulunan imkanları geleceğimizi emanet edeceğimiz gençler için harcamalıyız. Çocuklarımızın derslerden bunaldığı, bizim de yerine göre bu çocukları yıprattığımızı düşündüğümüz zamanlarda onlarla birlikte olup, aslında dersleri kötü olsa bile 28 Şubat, 15 Temmuz gibi zamanlarda darbede başarılı olma arzusu içinde olan şahısların karşısında dimdik duracak gençlere vatan sevgisi aşılama gibi düşüncelerimizle bu çalışmaları yapıyoruz. 15 Temmuz darbe girişiminde vatanı korumak için canlarını düşünmeden vermiş olanların bugün akademik başarılarını değil yaptıkları fedakârlıkları konuşuyoruz. Bunları hiç unutmayacağız. Bizim bu düşüncelerde olan insanlara ihtiyacımız var.   Bunları eğitim sürecinin içerisinde çocuklarımıza aşılamak biz eğitimcilere büyük bir haz vermektedir.

Değerli arkadaşlar ikinci bir konumuz ise geçen yıllardan beri üzerinde durduğumuz Milli Eğitim Bakanlığı, Eğitim-Bir-Sen ve İHH ile ortaklaşa yürütülen ‘her sınıfın bir yetim kardeşi var’ kampanyası doğrultusunda yürütülen faaliyetler şehrimizde geçen yıl 260 civarındaydı. 260 yetimimize yardımda bulunulmuştur. Bu sene için de bu sayının alt sınır olarak belirlendiğini buradan duyurmuş olalım. Bu projede çocuklarımız bu yardımları yaparken Suriye’de, Irak’ta, Bosna’da, Afrika’da, Arakan’da bulunan yetim kalmış çocuğa hiç gözle görmediği, komşusu olmadığı halde ona insan gözüyle bakarak ona yardımcı olması gerektiğini düşünüp bunun için yardımcı oluyorlar. Sadece bununla kalmayıp böyle duyguları besleyecek türden diğer çalışmalarımız devam ediyor.

Değerli arkadaşlar üçüncü bir konu ise; bildiğiniz gibi eğitim birçok kolu olan bir alandır. Her konusuyla ilgili yapılan her şeyden haberdar oluyorsunuz. İçerinde bazen şiddet olan haberler yapıyor veya bunları duyuyorsunuz. Bizler bu konuda her anlamda Milli Eğitimin yanında yer alıp yapılanlar iyi ise destekler, kötü bir şeyse bunun karşısında dururuz.  Buradan ‘eğitime bakış 2017 raporu’ konusuna gelmek istiyorum. ‘Eğitime bakış 2017 raporu’ Türkiye’deki her kesime ulaşmış durumdadır. Sizlerle bunu paylaşacağımız ilk ortam burası olmuştur. Şehrimizde valimize, belediye başkanına, okullara ve eğitim ile ilgili vakit harcayan herkese bu son derece teknik analiz içeren bu rapor teslim edilmiştir. İstediğimiz şey; nerede duruğumuza bakarak diğer yerler ile konumunuza bakarız, Tokat’tan Türkiye’deki konumuza, Türkiye’den dünyadaki konumumuza olmak gibi. Ve iyileşme süreçlerini sürekli geliştirmeye çalışırız. Bütün bunlar bize bir sorumluluk yüklüyor. Eğitime dair analizi yapma sorumluluğu. Eğitimin üst planlayıcıları ve sendikalar bu konuda kendilerine bir rol üstlenmiş konumdadırlar. 2016 yılında eğitime bakış değerlendirmesi sonucunda TEOG, YGS gibi sınavlara dair hepimizin içerisinde olduğu sıkıntılardan kurtulma çabamızı deklare etmiştik. Sayın Cumhurbaşkanımızın önüne raporun gitmesinden itibaren bizlerden almış olduğu brifingle de o süreçlerde önemli bir değişikliğe gidildi. Hala içerisinde eksikler olduğunu düşündüğümüz kendi içerisinde nihai olarak mahalle mektebi anlayışını getirecek bir TEOG sürecini tanımladılar. Bir taraftan da YGS ilgili olarak YÖK’ün yeni düzenlemesi ile muhatabız. Orada da genel olarak 2-3 defa hem soru türlerinde hem de soru biçimlerinde genel olarak bir revizyon olmuştur. Tabi bunlar bir sistemsizliği içerinde barındırıyor. Yani bu konunun bütün paydaşlarının bir masa etrafında bir araya gelip görüşler belirtilerek uygulandığı bir ortamda hatanın en az olacağını düşünüyorum. MEB’in de YÖK’ün de bu haklarını zayi ettiklerini görüyoruz. Onlar kendi bürokrasisiyle oturarak kendi kararlarını kendileri verdiler ve bunu uyguladılar. Böyle bir planlama iki kuruma da yakışmıyor. Ve bunların uygulanabilirliği noktasında da kafalarımız rahat değildir. Bunun için biz emek veriyorsak, biz bu eğitimleri veriyorsak bunun karşılığı da bu planlama süreçlerinde söylemlerimizin dikkate alınmasıdır. Bütün imkanlarını seferber etmiş, bütün reformlarını hazırlamış ve medeni şekilde yapılanmış bir sivil toplum örgütünün amacı sadece yeniden yapılanma sürecinde bir önceki dönemde yapılan yanlışlardan geri durmak ve bu dönem için değerlendirmelere paydaş olmaktır. Şimdi eğri oturup düzgün konuşalım. Sistemini düzgün oturtamayan hiçbir kurum veya kuruluş sistemin içerisinde bulanan herhangi ferdi hatasından dolayı suçlamamalıdır. O kişi gerçekte sistemsizliğin kurbanıdır. MEB düzgün bir sistem tasarlasın. İnsanların aklında kargaşaya neden olacak planlamalardan vazgeçsin. Ve bu süreçte rol alan eğitim çalışanlarının üzerine gidip ‘sizler bu konuda yetersiz kalıyorsunuz’ demesinler. Güzel sistemlerin içerisinde o fertlerin hataları telafi edilip eriyebiliyor. Bu açıdan sistem son derece önemlidir. Sistemi eleştirenler de bizim medeniyetimizde olan ‘öğretene saygı’ olgusunu zedelemeden konuşmaları lazımdır. Bugün üst bürokrasiye baktığımızda bir eğitimci şiddet gördüğü zaman onlara çok kısa zamanlar ayırıyorlar.  Bu eğitimcilerin tamamının moralini bozan bir davranıştır. Bir öğretmen öğrencisi ya da bir veli tarafından hakarete uğramamalıdır. Eğitimcinin yaptığı iş zedelenmemelidir. Onun o emekleri belki küçük bir hatası olduğu halde büyütülmesi ve bütün eğitimcilere mal edilmesi son derece yanlıştır. Bu kadar büyük emeklere hakaret olarak görülmektedir. Onun için eğitime ve eğitimciye sahip çıkmak isteyenler bu süreçleri düzeltip onlara hukuki destek vermelidirler. Ve ‘alo 147’ garabetinden bu ülkeyi kurtarsınlar. Hayatı boyunca beklide sadece biyolojik olarak o çocuğa katkı sağlayan bireylerin burayı arayarak bir yöneticiyi ve eğitimciyi şikayet edip onun üzerinden bir sürü yazışmanın, soruşturmanın doğurduğu iş yükünü 147 aracılığıyla kabul eden MEB’in bu durumunu biz eğitimciler olarak eleştiriyor ve kabul etmiyoruz. Bu doğru bir uygulama değildir. Öğretmelerimizin onurunu ciddi bir manada zedelemektedir. Hiçbir ferdin öğrencisiyle ilgili çaldığı herhangi bir kapı yoktur ki kendisiyle ilgilenilmesin. Okulun yöneticileri dahil mağduriyeti olan bir öğrenci veya velinin talebine asla ‘bana ne’ demez. Onun için bu süreçleri saygın bir şekilde kendi içerisinde muhafaza edelim ve buna halel getirmeyelim. Geleceğimiz olan gençleri yetiştiren bu güzel eğitimcileri başka kötü bir etki altında kurban etmeyelim. Bu konuda bizlere destek veren basın mensuplarına çok teşekkür ediyorum. Davetimizi geri çevirmeyip burada bulunduğunuz için de hepinize minnettarım.” dedi.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.