Ana Sayfa Köşe Yazısı, Manşet, Son Dakika Haberler, Tokat Haberler 23 Temmuz 2018 2606 Görüntüleme

HDP VE İYİ PARTİ’NİN EMANET OYLARIYLA GENEL BAŞKANLIĞA OYNAMAK…

Bu yazı kaleme alındığında CHP’de Olağanüstü Kurultay isteyenlerin net sayısı belli değildi. Noter onaylı imzalarla kurultay talebinde bulunanlar amaçlarına ulaşabilecekler mi bilmiyorum, ama şu bir gerçek ki CHP, yalnız liderini değiştirmekle kurtulabilecek bir durumda değil. Partinin son 16 yılda yüzde 22 ile yüzde 25 arasında sıkışıp kalması, bir liderlik kusuru olmakla birlikte, politikalarındaki tutarsızlık ve inandırıcılıktan uzak söylemler sonucudur.

 

Kemal Kılıçdaroğlu’nun yerine Muharrem İnce’nin gelerek CHP’nin bir sıçrayış yakalamasını bekleyenlere, Sabah Gazetesi yazarı Engin Ardıç “CHP’de olup biten gerçekten bir kayıkçı kavgasından ibarettir. Ne marifeti olduğunu bir türlü öğrenemediğimiz bir adamın ‘sen git ben geleyim’ mücadelesi. Niçin? Çünkü daha fazla oy almış. Hepsi bu. Oy almış da cumhurbaşkanlığını mı kazanmış? Hayır. Kaba bir siyasi pehlivan, sinsi bir siyasi tilkiyi zart zurtla sekiz puan geçmiş, o kadar. İkisi de siyasi açıdan güvenilmez, ikisi de siyasi yalancı. Ortada ne plan var ne program. Program, ‘Tayyip Erdoğan’ın yaptıklarını yıkacağız’ cümlesiyle özetlenebiliyor. Muharrem kazanırsa HDP ile arasına set mi çekecek, İP ile mesafe mi koyacak, 15 Temmuz direnişine hakaret etmekten vaz mı geçecek, Fetö’ye höt mü diyecek, bilen var mı bunu? Hayır. Ne farkı olacak Muharrem yönetiminin? Ekip değişecek, Kemal’in şakşakçıları gidecekler, Muharrem’in has adamları gelecekler, o kadar. Muharrem bu partinin içindeki ‘Alevi cuntasını’ mı devirecek?” diye sesleniyor.

 

Türkiye’nin meselelerinin çözümüne yönelik herhangi bir önerisi olmayan CHP, iktidar olduğunda ülkeyi nasıl yöneteceğine dair ipuçlarını da gösteremedi bugüne kadar. Ekonomik ve sosyal projelerini toplumdan gizleyen bir partinin, elbette o toplum tarafından göreceği karşılık da, CHP’nin seçim yenilgileri gibidir. CHP için mesele, lider değişikliğinden çok partinin genlerinin değiştirilmesiyle ilgilidir. Deniz Baykal’dan sonra genel başkan olan Kemal Kılıçdaroğlu ile birlikte yaşanan bu “gen değişimi”, partinin dar bir kadroyla marjinal bir çizgiye çekilmesiyle oluşturuldu.

 

Özellikle son zamanlarda zirve yapan “Tayyip Erdoğan düşmanlığı” ile perçinlenen bu gen değişimi, toplumda bir karşılık bulmak bir yana partiye olan güveni sarsıyor, ötesinde CHP’nin oylarını düşürüyor. Körü körüne sürdürülen bu politik duruşun CHP’yi getirdiği yer 24 Haziran seçimleri sonunda bir kez daha görülmüş oldu. Cumhurbaşkanı adayı Muharrem İnce’nin HDP ve İyi Parti’den aldığı “emanet” oylarla yüzde 30’a ulaşması ve CHP’nin yüzde 23’te kalması da göstermiştir ki, CHP için yüzde 23’ün üzerine çıkmak ancak hayaldir.

 

Muharrem İnce’nin aldığı yüzde 30’u “sadece kendisine” bağladığı, ama gerçekte böyle olmadığı bilinirken, rakamlar üzerinde bunu şöyle ispatlayabiliriz:

 

CHP: Yüzde 22,6

Muharrem İnce: Yüzde 30,6

Aradaki fark: + Yüzde 8

 

HDP: Yüzde 11,7

Selahattin Demirtaş: Yüzde 8,4

Aradaki fark: – Yüzde 3,3

 

İyi Parti: Yüzde 10

Meral Akşener: Yüzde 7,3

Aradaki fark: – Yüzde 2,7

 

Saadet Partisi: Yüzde 1,4

Temel Karamollaoğlu: Yüzde, 0,9

Aradaki fark: – Yüzde 0,5

 

Demirtaş, Akşener ve Karamollaoğlu’ndan gelen toplamda yüzde 6,5 oy ile yüzde 30 bandını bulan Muharrem İnce’nin, partilerinin aldığı oydan daha az oy alan bu üç partinin lideri sayesinde bu oy oranına ulaşmıştır. Dolayısıyla İnce, bu Pazar seçim olsa CHP’nin yüzde 22,6’sını en fazla yüzde 24,01’e çıkartabilir. Hal böyle iken bu sonuçlar üzerinden “genel başkanlığa” oynamak, Kılıçdaroğlu’nun deyişiyle sadece “koltuk sevdası” olarak açıklanabilir.

 

Hep söylediğim gibi CHP, Türk toplumuyla barışmadığı sürece istediği kadar lider değiştirsin başarısız olmaya mahkûmdur.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.