Ana Sayfa Köşe Yazısı, Manşet Yanı 1 Ocak 2018 222 Görüntüleme

İKİ CANSUYU İŞÇİ İLE İŞVERENİN; KAVUŞMA KÖPRÜSÜ TİŞGEM-2-

Saygı değer okuyucularımız, İşçi ve memur arayan işverenlerimiz ile iş arayan bay ve bayanlar için önemli olduğuna inandığımız bu röportajımızın birinci bölümünü dünkü sayımızda okumuştunuz.
Bugünkü yazımızda da TİŞGEM’İN iş arayanlar ve işverenler için ne gibi hizmetleri oluyor, hangi kursları düzenliyor, ne tür teşvikler kullanılabiliyor ve daha fazlasını yine TİŞGEM Genel Müdiresi Sayın Yüksel Tokuşçu’nun açıklamalarında bulacaksınız.
Peki. Sayın Yüksel, meslek gurubu ayrımı var mı? Avrupa Birliğinin veya ilgili diğer kurumların meslek seçimi ve şartları var mı?
-Şimdi devlet yatırım destekleri belli. Bunlar KOSGEB desteği, çiftçiye ve turizme destek veren kurum belli Tarım ve Kırsal Kalkınmayı Destekleme Kurumu (TKDK), Avrupa Birliğini destekleyen bakanlıkların çağrıları da belli. Bunların tamamını bildiğimiz için: örneğin destek almak için gelen birisine, “Almak istediğiniz destek nedir?” diye soruyorum. KOSGEB desteği. Nasıl bir destek? Yeni girişimci ise olması gereken kriterleri var. Sertifikası, hangi iş fikri gibi karşılıklı oturup irdeliyoruz. Yeni girişimci olup olamayacağını söylüyorum. Eğer alabilecek durumdaysa, faaliyet kodları var. KOSGEB’in desteklediği alanlarda. Eğitime, tarıma desteği yok. Uyan kişiler mutlaka KOSGEB desteği alıyor. Bunun alt başlıkları da var. Yeni girişimcinin vergi mükellefi olmaması gerekiyor. Avrupa Projesi desteği isteyenler içinse; kişiye özel bir proje neredeyse imkânsız. Ama bir kamu kurumu niteliğinde ise, bir meslek erbabı olup odalara bağlıysa, belediye ise, dernek ise, vakıf ise, kooperatif ise, özel idare ise böyle kamu kurumu niteliğinde olanlara Avrupa Birliği projesi yapmak çok kolay. Tabi Çalışma Sosyal Güvenlik Bakanlığı, AB Bakanlığı, Maliye Bakanlığıyla yapılacaksa.
Ama diyorsa ki ben çiftçiyim. Tarıma yönelik bir proje istiyorum. O zaman o kişiler destek alabiliyor.
Bizim 2018 yılı içerisinde yapacağımız faaliyetler belli. İstediği destek, bizim ilgi alanımız, faaliyetlerimiz ve planlamalarımızın dışında ise, destek alabilecekleri kişi konusunda yardım ediyoruz. Meslek ayrımı o yüzden bizim için yok Girişimcilerin KOSGEB’ in yeni girişimci desteğini alabilmelerinin ilk koşulu KOSGEB- UGE (Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi)dir. Bu bağlamda TİŞGEM’ de, KOSGEB Uygulamalı Girişimcilik Eğitimi 2016 yılından itibaren kendi binamızda organize edilerek belirli periyotlarla verilmektedir. Bu kapsamda zaman zaman destekler ve bilgilendirme verilmiş, fonlardan yararlandırılan işletme sayısı ise ay bazında 40′ ı geçmiştir. Bu kapsamda yeni girişimcilerin iş fikri gözden geçirilmiş, iş planları yapılarak 50,000 TL hibe ve 100,000 TL sabit yatırım desteği (Kredi Garanti Fonundan) temin edilmiştir. Mevcutta var olan her işletmenin yararlanabileceği destekler var. Bilmeden geliyor ama bilgilenmiş olarak ayrılıyor. KOSGEB’in mevcutta var olan diğer destekleri var. Genel destekler kapsamında fuar, tanıtım, iş birliği-güç birliği, cihaz, makine, tesis kurma destekleri mevcut. Memleketimizde ortaklık kültürü tam yerleşmediği için, çok istememe rağmen; “iş birliği- güç birliği desteği” projesini hayata geçiremedik. Şahsi sorunlar çıkabiliyor.
-Sayın Yüksek, ilk ve en büyük projeniz hangisidir? Tokat’ta bugüne kadar somut olarak istihdam alanında, üretim alanında ne gibi getirileriniz oldu?
İlk büyük projemiz Tokat Organize Sanayi Bölgesi içerisinde yaklaşık 68.000 m2 alana kurulu üretim tesisi olan Tokat İŞGEM projesidir.
İŞGEM Projesi, Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının Rekabetçi Sektörler IPA-III ”Seçili Yörelerde Üç Yeni İŞGEM kurulması ve Türkiye’deki İŞGEM’LER Arasında Bir Ağ Oluşturulması” projesi kapsamında yapılmıştır. AB projemizin uygulama süreci 22.09.2014 tarihinde başlamış 22.10.2016 tarihinde son bulmuştur.
– İstihdam dediniz. Oradan devam edeyim. Projelerimiz istihdam garantili diye yola çıktığımız için, ister istemez çok yönlü olmak zorundayız. TİŞGEM’İN şöyle de bir görevi var. İş verenle, işçiyi buluşturuyor. İşveren ben: “Şu niteliklerde personel istiyorum” diye bizim veri tabanımıza kayıt oluyor. İşçi de burayı iş-kur gibi görüp bize geliyor ve “şu özelliklerde iş arıyorum” diyor. Ben bu taleplerin tamamını listeledim. Aslında böyle bir görev yok. Diğer İŞGEM’LERDE de bunun için zaman harcamazlar. Bu benim kişisel misyonum dedim ve iş arayanlarla, işçi arayanları listeledim. Bizim kuruluş amacımız diğerlerinden çok ama çok farklı. Biz ekonomik bir değer yaratmak, toplumsal fayda üretmek amaçlı kurulduk.
-Yani siz o zaman, size gelen her işçiyi ayrı ayrı bütün yetenekleri, çalışma alanı, becerileri gibi konularda sınıflandırdınız. İş arayan bir işveren olduğunda da veri tabanınızda kayıtlı bu işçilerden uygun olanları yönlerdiniz. Doğru mu söyledim?
-Tabi ki, tabi ki. Çok doğru söylediniz. Bu şekilde taleplere karşı ilgisiz kalmadık, elimizde işçi ve iş arayan olduğunda anında cevap verebileceğim bir “iş veren-işçi listesi” oluşturdum. Biz başlangıçta iki kişiyle işe başladığımız için, herkes yapabileceklerini sıraladı. Diğer taraftan da sürekli eğitimler alarak kendimizi geliştirdik.
-Kimlerden ve hangi alanlarda aldınız?
-Avrupa Birliği ve yerel uzmanlar tarafından bir taraftan eğitilirken bir taraftan da yetiştirdik.
Bu kapsamda; pazarlama yönetimi danışmanlığı, eğitimcinin eğitim danışmanlığı, kurumsal kimlik danışmanlığı, eğitim danışmanlığı, iletişim danışmanlığı, yönetim danışmanlığı, kariyer danışmanlığı, kalite kontrol, kalite (ISO 9001) danışmanlığı, hizmet yeterlilik belgelendirme danışmanlığını TSE-HYB (Hizmet Yeri Yeterlilik Belgesi) almış bulunmaktayız.
Avrupa Birliği Projesi yönetebilmem sayesinde ben, bir yıl içerisinde 100 (yüz) kişinin üzerinde insanı istihdam edebildiğim için mutluyum. Ancak sektörü tanıdıktan sonra o işi yapmayanlar ve kendi işimi kuracağım diye ayrılan da oldu.
-Yani kişilerden kaynaklı ayrılma olabiliyor diyorsunuz.
-Evet aynen dediğiniz gibi olabiliyor.
-O projemiz kadınlara yönelik iken kadından çok erkek geldi. Gelmeyin diyemezsiniz.
-Yani kurulduğunuzdan beri 60 kadınla birlikte rahatlıkla: “100 (yüz) kişi istihdam ettik” diyebilir misiniz?
-Üzerindedir, yüzden fazladır. Hala telefonum susmuyor. İş veren ve işçinin birbiriyle buluşmasında rol oynuyoruz.
-Peki Sayın Yüksel, “İşletme Kuluçkaları” ve “Kobi Fidanlığı” ne demek, açıklar mısınız?
-İnkübatör, (Teknoloji Transfer Merkezi) gibi düşünebiliriz. ARGE çalışmaları, değişik iş fikirleri üzerine inavasyon (toplumsal, kültürel ve idari ortamda yeni yöntemlerin kullanılmaya başlanması anlamındadır.) yaratan fikirleri burada barındırmak, büyütmek ve geliştirmekle mesulüz. Yeni girişimciyi alıyorsunuz, ilk yıllar kırılgan, hassas, iş deneyimi yetersiz, finans bakımından yoksun gibi konularda onları fonlarla, yeni fikirlerle, personel desteğiyle buluşturuyoruz ve güçlen diyoruz. Mesela bayan girişimciler İş-kur ve KOSGEB ten %90, erkek girişimci ise, %70’ni alıyor. Yani üç yıl boyunca danışmanlık, nitelikli eleman desteği, finans desteği, kurs desteği, büyüme ve pazarlama için bilgi desteği gibi önemli destekler veriyoruz.
-O zaman “İşletme Kuluçkaları ile Kobi Fidanlığının” amaç ve hedefleri aynı mıdır?
-Aynı şey. Yani üç yıl boyunca; alacaksın, geliştireceksin ve kuş gibi uçuracaksın. Fidan olarak yetiştiriyor, geliştiriyor ve ayaklarının üzerinde durunca diyeceksin ki hadi git. Bazen üç yıl beklemeden büyüyüp, gelişen firmalarımız da var. Alanlarıyla ilgili her türlü faaliyetlerinde yanında oluyoruz. TİŞGEM’DE ki konferans salonumuzda her türlü toplantılarla ve bunların hazırlık çalışmaları ve sonuçlarıyla ilgili desteklerde bulunuyoruz. O iş alanıyla ilgili kurum ve kuruluşlarla yöneticileri bir araya getirip bilgilendirmeler yapıyorum.
Sayın Yüksel, anlattıklarınızdan şu sonucu çıkarabilir miyiz? TİŞGEM’LE beraber yola çıkanlar daha çabuk, güvenli gelişip büyürler; bölgeyle, Türkiye’ye ile uluslararası şirketler ile rekabete daha cesur girebilirler.
-Evet. Çok doğru söylediniz. Zaten “Kobi Fidanlığı” sözüyle de örtüşüyor.
-Peki. 2017’yi özetledik. 2018’e yönelik neler söyleyeceksiniz?
-Gençlerimiz üniversite mezunu da olsalar, girişimciliğin ne olduğunu özümsemeliler. Doğuştan yetenekli olabilirler. Eğer kendi, işlerini kuracaksalar, aileden gelen bir esnaf kültürü de yoksa bu yönlerini TİŞGEM sayesinde geliştirip daha güvenli ve cesur yol alırlar. Bunun için teşebbüs etmeliler, girişimci olmalılar. Araştırmacı olmalılar. Cesur olmalılar. Ben mutlaka “devlet memuru olmalıyım” gibi güvensizlikten kurtulmalılar. Ben çok üzülüyorum. Ailelere de sesleniyorum ve çocukken onları keşfedip ilgi duydukları alanlar da meslek sahibi olmaları konusunda desteklemeliler. Gençlerimiz bizim en büyük zenginliğimiz, mutlaka cesur ve girişimci olmalılar.
-Evet. Son olarak 2018 hedefleriniz neler?
– Daha çok projelerle birlikte, Avrupa Birliği projesi de yapmak istiyorum. Proje yazmaya ve yönetmeye ağırlık vermek istiyorum. KOSGEB planlarımız yine devam edecek. İhale danışmanlığına da el atmak istiyorum. Sanayi yatırım teşvikine de ağırlık vermek istiyorum. Organize Sanayi bölgesinde ki faaliyetlere destek vermek istiyorum.
-Son soru demiştim ama organize sanayi deyince bir soru gerekli oldu. Organize sanayi bölgelerimizi her türlü yatırımlar için yeterli buluyor musunuz?
– Kapasite olarak küçük yerler dolmuş ama büyük yerler var. Büyük yerleri de her işletmeci alamıyor veya kiralayamıyor. Ancak çok büyük yatırımcılar için büyük yerler olduğunu biliyorum. Üçüncü OSB’de 1000 (bin) metre karenin altında yerler olması lazım. Biz de bu bölgede olduğumuz için müdürlükten çıkıyor ve bana geliyorlar, bende de yer yok. Bu şekilde kaybettiğimiz yatırımcılar oluyor. Ara geçiş atölyelerimizin olması lazım. Yani TİŞGEM’LE- OSB arasında geçişin sağlanması lazım. Düşünün üç yılda bana gelen 40’ıncı işletme oldu. Bu, bundan sonra artarak devam edecek. Benim yeni işliklere ihtiyacım olduğu gibi; üç yıl büyüttüğüm işletmenin de giderken sağlam büyüyebileceği bir yere gitmesi gerekiyor. Onun için küçük küçük ve sektöreler olarak ortak atölyeler kurulmalı. Şimdi mobilyacılar ortak bir atölye kuruyor. 200-300-500 metre karelik yerler satıyor. Her sektörün, kiralayamayanlar ve satın alamayanlar için geçiş amaçlı ortak kullanım atölyeleri olmalıdır. Dilerim inşallah üçüncü OSB daha küçük küçük parsellenmiş olur da hiçbir iş adamı: “Ben yer bulamadım” diye Tokat’ı terk etmek zorunda kalmaz. En büyük sıkıntılardan biri yer. TİŞGEM’DE her işe yer veremezsiniz. Mevzuata uyması lazım. Mesela İstanbul’dan gelen bir yatırımcıya işin kokusundan dolayı (plastik boru), parklara falan kaydıraklar ve benzeri her şey üretiyor ama ben yer veremiyorum. Organizeden bana geliyor, benden ona gidiyor. Arada geçiş yok buna üzülüyorum. Bunlar İstanbul’da yaşayan hemşerilerimiz. Organizenin ve TİŞGEM’İN teşviklerini duyup geliyor, maalesef bırakıp geri dönüyor. Bunlara çözüm üretmemiz lazım.
-Sayın Tokuşçu, anlattıklarınızdan şu sonuçlara varabiliriz. Görüyorum ki hemen her alanda karşımıza çıkan birtakım zorluklarla sizler de karşılaşmışsınız. Yine gördüm kü bu zorluklar sizi yıldırmamış, daha çok üzerine gitmişsiniz ve birçok projede başarıyı yakalamışsınız. Çalışmalarınızı, sizde ki bu enerjiyi ve potansiyeli görünce kendi kendime diyorum ki böyle müdürler bazı resmî kurumlarımız için de elzem. 2018 plan ve programlarımızı yaptık demiştiniz. Önceden sorumluluk yüklenmişsiniz, çalışma programını ve planınızı da hazırladığınıza göre şimdi sadece uygulamak kalıyor. Zorluklar karşısında dirençli oluşunuz, iletişiminiz, diksiyonunuz ve zamanı mükemmel kullanmanız uygulamalarınızda da çok başarılı olacağınız sinyalini veriyor.
-Yine de şu sorumu sormadan nokta koyamayacağım. Önceden tespit edilemeyen birtakım aksaklıklar veya olağanüstü durumlar sonunda, planladıklarınızı gerçekleştirememe ihtimaline karşı, alternatif planlar yapıyor musunuz?
– Mükemmel soru, teşekkür ediyorum. Sözlerimin başında TİŞGEM olarak biz, birçok İŞGEM’DEN farklıyız demiştim. Sözgelimi: İşçi ve işveren talepleri için veri tabanı oluşturmak gibi. Yeni gelişmelere göre, dönemsel araştırma, inceleme ve sürdürülebilir gördüğümüz çalışmaları da sürekli kontrolümüz altında tutuyoruz. Kısaca her duruma karşı hazırlıklıyız.
Sayın Genel Müdürüm, bu çok bilgilendirici röportaj için teşekkür ediyorum. Bundan sonraki iş hayatınızda da Tokat’ımıza, TİŞGEM’E, size ve ekibinize, bol Avrupa Birliği projeleri, istihdam sağanağı ve hayırlı danışmanlıklarla dolu bir 2018 diliyorum.
-Asıl ben teşekkür ederim. Yaptıklarımızı ve yapacaklarımızı kamuoyuyla paylaştınız. Bu alanlarda ilgilenenlere de duyurmuş oldunuz. SON. Röportaj-Haber Metin Falay

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.