Ana Sayfa Köşe Yazısı 17 Aralık 2017 158 Görüntüleme

METİN FALAY KÖŞE YAZISI

Bak hele Hıristiyanlık: Evler, kiliseler, medreseler yarışa girdi. Yahudilik bir başka şekil aldı. “Muasır İlim Işığında Hıristiyanlık Tarihi” isimli eserde; Putperestlikteki her şeyin Hıristiyanlık perdesi ardında kamplaşarak devam ettiği, şirk ve putların yerine konulan şehit ve velilere ibadet etmenin yaygınlaşması, bunlara ilahlık sıfatının yüklenmesi sonucu; bunların Allah ile insan arasında yer bulması, Putperest bayram isimlerinin yeni isimlerle (Miladi 400. Yılda eski “Güneş Bayramı” adının, “Mesih’in Doğuş Bayramı” (Age, 20) şeklinde değiştirilmesi, Hıristiyanlığın ne hale getirildiğinin örnekleridir.
Yine, Katoliklerin yeni maarif dairesinde: “Dördüncü asrın son çeyreğinden bu yana tek ilahın, üç asıldan mürekkep olduğu inancı Hıristiyanlık dünyasının, hayatının ve düşüncesinin oldukça derinlerine kadar indi. Kabul edilen resmi bir akideymiş gibi devam etti. Hıristiyan âleminin her tarafında ona itimat edilirdi. Teslis (üçleme-üç ilah) inancının gelişimi üzerindeki sır perdesi 19. Yüzyılın ortalarında ancak aralanabildi.” (Diretul-Maarifil-Katulikiyye el-Cedide Makalit Teslis, 14/395)
Kısaca Hıristiyanlar, kötülüklerle, dinsizlikle, çok tanrıcılıkla savaşmak yerine; birbirleriyle savaşıp, birbirlerini tekfir etme (kâfir sayma) ve birbirlerini öldürmeyle meşgul oluyorlardı. (Fethul-Arabi li Mısır, Arapçaya çeviren: Muhammed Ebul Hadid, 37-38-48)
Bak hele Berhemilik: Hindistan’ın asıl dini olan Berhemilik, ilahlarının çokluğuyla diğer dinlerden ayrılmaktadır. Şüphe yok ki, hem Berhemilik hem Hinduizm hem de Budizm aynı seviyede putperest idi. Hıristiyanlık, Yahudilik ile birlikte; putları yükseltme, tazim ve takdis konularında birbirleriyle daima yarış içinde oldular. Dünya haritasına baktığımızda, ne yazık ki Atlas Okyanusu’ndan Büyük Okyanus’a kadar, insanların putperestliğe daldığı aşikârdır.
Ey En Sevgilim!
Ey Yoluna Kurban Olduğum Efendim!
Ey Hasretiyle Gönülleri Yakan, Gözleri Çağıldatan!
Ey İki Cihan Güneşim!
Ey Âlemlere Rahmet Peygamberi Olarak Gönderilen Son Elçi!
Ezelden ebede her şeyi, insanoğlunun her halini ve bütün bunları bilen; doğru yoldan ayrılıp azan, sapıtan her kavme bir peygamber gönderen Allah (c.c); Seni ve Kur’an ı Mübini bütün insanlığın kurtuluşu olarak, böyle bir dönemde halk etti.
Zira Rabbinden ilettiğin bir kutsi hadisinde şöyle buyurdunuz: “Rabbim, bana öğrettiği şeylerden bilmediğinizi bugün size öğretmemi emretti: “Kula verdiğim malın tamamı helaldir. Ben bütün kullarımı Hanif (Müslüman) olarak yarattım. Şeytanlar gelip onları dinden çıkardı ve helal kıldığım şeyleri onlara haram etti. Onlara, onunla ilgili hiçbir hüccet (delil, senet ) indirmediğim şeyleri bana ortak koşmalarını emretti. Allah Teâlâ yeryüzündekilere nazar eyledi ve kitap ehlinden kalan bir kısımdan başka Arap’ına, Acem’ine, herkese kızdı.” (Müslim, Kitabul Cennet, Dünyada Cennet ve ateş ehlinin onlarla tanındığı sıfatlar babı, no: 2865)
Allahuekber!
Bu kutsi hadisinle öğrettin ki: Allah’a (c.c) şirk koşmak, şeraitinden (doğru yolundan-ehlisünnetten) sapmak, azıtmak; “dinde reform, yenilik, ıslahat” adıyla Kur’an ı Mübin’e saldırmak, saldıranların yanında yer almaktır. Sensiz, (Peygambersiz) de Kur’an anlaşılır demek ve insanların sapmasına sebep olmak gibi yanlışlar, Şeytan’a uymaktır ve Allah’ı (c.c) kızdırmaya sebeptir.
Ey Hasretiyle Gönülleri Yakan, Gözleri Çağıldatan Efendim!
İşte: Allah’ın (c.c) rızasına, Senin şefaatine nail olmak umuduyla, Senden öğrendiklerimle; Allah’ı (c.c), Kur’an ı Mübin’i ve dahi Seni Rabbimin izni ve aklımın yettiği, dilimin döndüğü, elimin yazdığı kadarıyla yazmayı, kitaplaştırmayı ve dahi anlatmayı, cihat etmeyi şiar edindim.
Sizinle dolmayan aklı, Sizin yolunuzda yürümeyen ayağı, Sizi yazmayan eli, Sizin için yaş dökmeyen gözü, Sizin yolunuzda pişip yanmayan teni ve dahi Sizin yolunuzda nurlanmayan kalbi neyleyim.
“Şüphesiz Allah doğrularla ve sabredenlerle beraberdir.” (Ankebut Suresi, 69. Ayet; Enfal Suresi, 46. Ayet.)

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.