Ana Sayfa Manşet Yanı, Merkez, Tokat Haberler 5 Nisan 2018 220 Görüntüleme

PLEVNE KAHRAMANI ANILDI

Plevne kahramanı Gazi Osman Paşa nın ölümünün 118. Yıldönümü münasebeti ile devegörmez mahallesinde bulunan gazi Osman paşa müzesinde bir proğram düzenlendi. Tokat Belediyesinin evsahipliğinde düzenlenen proğramda bir konuşma yapan belediye başkanı Av.Eyüp Eroğlu “Bugün Tokat’ımızın, ülkemizin ve dünya tarihinin önemli şahsiyetlerinden, kumandanlarından Gazi Osman Paşa’nın vefatının 118.sene-i devriyesini anmak için Belediyemiz Gaziosmanpaşa Müze Evi’nde bir araya geldik. Gazi Osman Paşa’nın ve tüm şehitlerimizin Allah ruhunu şad etsin”dedi.
Tokat Valisi Dr. Ömer Toraman, Gazi Osman Paşa Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Mustafa Şahin, İl Milli Eğitim Müdürlüğü Levent Yazıcı, Jandarma. Albay Hidayet Arıkan, İl Müftüsü Ahmet Erdem, Muhtarlar Dernek Başkanı Mustafa Gökrem ve öğrencilerin katıldığı programda mehteran takımı da bir gösteri yaptı.
Başkan Eroğlu, plevne savunmasını anlattığı konuşmasında Osman paşanın askeri kişiliği ve kahramanlıklarından övgü ile söz etti. “Gazi Osman Paşa adına marş yazılan az sayıda Türk kumandanı arasındadır. Kendisini çok sevip kıymet veren Cennet Mekan Sultan II.Abdülhamid, bu değeri göstermek için iki kızını Gazi Osman Paşa’nın iki oğlu ile evlendirmiştir”.dedi “Duruşu, inançlı ve devletine milletine bağlı yapısı ile bilinen Gazi Osman Paşa, aynı zamanda dünya harp tarihine geçen askeri dehasıyla da tanınmaktadır. Osmanlı Devleti’nin Balkanlar’daki hakimiyetinin zayıfladığı dönemde düşmanlarımızdan güç alan Sırbistan, Osmanlı Devleti’ne 1876 tarihinde bir ultimatom verir. Osmanlı Devleti de savaşın kaçınılmazlığını görerek, Gazi Osman Paşa’yı Vidin’e komutan olarak tayin eder.
Gazi Osman Paşa tüm kumandanlarını toplar ve etkileyici bir konuşma yapar. Ardından Sırplar saldırıya geçer, savaş başlar ve Gazi Osman Paşa’nın komutasındaki ordumuz zafer kazanarak Sırbistan’ın doğu sınırına kadar dayanır. Bu başarı üzerine kendisine ikinci rütbe mecidiye nişanı ile mareşallik rütbesi verilir.
Bu terfi üzerine Gazi Osman Paşa ağlar ve Kolordunun Kurmay Başkanı Tahir Paşa’ya; “Tahir, beni müşir (mareşel) yaptılar, fakat ben bir şey yapmadım” deyince, Tahir Paşa da, “Öyle demeyin Paşa Hazretleri, yarın tarih isminizi iftiharla yazacaktır” cevabını verir ve sonrasında tarih Tahir Paşa’yı haklı çıkaracak, tarihe eşi benzeri görülmemiş bir müdafa ile Gazi Osman Paşa’nın adı Plevne Kahramanı olarak yazılacaktır.
Türk tarihindeki en büyük komutanların başında gelen isimlerden biri olan Gazi Osman Paşa, daha önce eşi benzeri görülmemiş stratejilerle sayıca ve teknolojik olarak çok çok üstün olan Rus ordularına adeta kök söktürmüş, büyük zayiatlar verdirmiştir. Osmanlı Devleti Rusların bir dayatması olan Londra protokolünü reddettiği zaman, Ruslar büyük bir orduyla üç koldan taarruza geçip hızla ilerlerken, onlardan önce davranmak stratejisi güden Gazi Osman Paşa ise ordusuyla birlikte yaya olarak Bulgaristan yollarında önemli bir kavşak olan Plevne’ye doğru yürüdü. Plevne’ye varır varmaz askerlerine dünya harp tarihinde bir ilk olan boy siperlerini açtırıp, topları bu siperlere yerleştirten Gazi Osman Paşa, Plevne’ye varıp taarruza geçen Rus ordusunun ve Çar’ın adeta kabusu oldu. Taarruzlar esnasında Türk mevzilerine saldıran Rus askerlerden ancak şanslı olan birkaçı geri dönebiliyordu. Kuşatma nihai sona bir türlü ulaşamıyordu ve en sonunda Rus Çarı 2. Alexander da mahiyetiyle Plevne’ye gelmek zorunda kaldı. Ordusunun o küçücük kasaba önünde eriyip gittiğini gören Çar’ın manzaraya tahammül edemeyerek hüngür hüngür ağladığı da söylenir.
İşte harbin bu gidişatı Rusları ikinci bir yol izlemeye mecbur kılmıştır. Taarruz hareketlerinin nafile olduğunu gören Çar, şehri kuşatma ve içeriyi tedariksiz bırakma yoluyla kasabayı düşürmeyi planlar. Gerçekten de bir zaman sonra Plevne açlıktan ve hastalıktan kırılmaya başlar. Mühimmat da tükenmek üzeredir ve direnişin başladığı tarihten bu yana Gazi Osman Paşa ve aslanlarına en ufak bir takviye kuvvet ulaşmamıştır. Buna mukabil Rus ordusu düzenli olarak takviye edilmektedir. Gazi Osman Paşa’nın önünde iki seçenek vardır; ya teslim olacaktır, ya da kuşatmayı yarıp çıkacaktır. Birinci seçeneği tercih etse, bugün burada bunları konuşmuyor olurduk. Lakin Paşa, askerleri ile mevzilerinden çıkıp, arkalarına çoluk çocuk, kadın, yaşlı tüm Plevne halkını da alarak ilerlemeye, Türk kuvvetlerinin üstüne ise ağır top mermileri yağmaya başlar. Bu arada muharebe 145. günündedir. Bombardıman esnasında Gazi Osman Paşa da yaralanmıştı. Bir değirmen de yarası sarılırken düşman generali gelip kendisini teslim aldı ve o Rus kumandanı General Nikola, Gazi Osman Paşa’ya saygıda kusur etmedi. Önce kendisi tarihte az rastlanır bir savunmaya imzasını koyduğu için Paşa’mızı tebrik etti ve daha sonra Rus Çarı’nın huzuruna çıkardı. Rus Çarı II.Alexander’ın Paşa’ya söyledikleri ise kendisinin nasıl değerli bir kumandan olduğunu bizlere göstermesi açısından önemlidir:
“Plevne’yi kuvvetli müdafaanızdan dolayı sizi tebrik ederim. Bu müdafaa askeri tarihin en güzel hadiselerinden biri olmuştur. Siz hakikaten cesur bir askersiniz. Sizin gibi bir kumandanın kılıcı alınamaz. Burada ve Rusya’da kılıcınızı ve nişanlarınızı taşımak hakkına sahipsiniz.”
Bundan sonra Gazi Osman Paşa Harkov şehrinde bir otele yerleştirilir. Plevne müdafasının kırılmasının hemen akabinde Ruslar İstanbul önlerine inmişlerdir. Rus kuvvetleri Osmanlı başkentine kadar ilerlemiş, Avrupa devletlerinin inayetiyle Ayestefanos antlaşması imzalanmış, zaferlerinin bir nişanesi olarak da oraya bir anıt dikip, gitmişlerdir.
Milletlerin en makus vakitlerinde, böyle birkaç insan mutlaka bulunur. Mesele o insanın doğru zamanda, doğru yerde tarih sahnesine çıkmasıdır. Bu da kader midir, kişinin büyük ölçüde kendi inisiyatifi midir, yoksa bir milletin mayasında olan bir unsur mudur bilinmez. Ama o insanlar hep vardı.
Plevne’de Rusların sayıları Osmanlı ordusunda ortalama 3 kat fazla olmasına rağmen, kafa yorup yaptığı stratejilerle tüm dünyaya eşi benzeri olmayan bir komutan olduğunu kanıtlamıştır Gazi Osman Paşa. Plevne müdafaasında kayıp asker sayısı Osmanlı’da 4 bin yaralı ve şehit er iken, Ruslarda ise sadece ölü sayısı 15500 er,3 general ve 350 kadar subaydır. Böylesine bir zafer kazanan kişi, sadece Osmanlı ve Türk tarihinde değil, tüm dünya tarihinde de bir ilke imza atmıştır. Ancak halen Osmanlı ve Türk tarihi, batı ve batıcı akıllar tarafından adeta kabul edilmediği için bu zaferi bir şekilde ört pas etmeyi başarmışlardır.
Sizlere, Plevne müdaafası sırasında aynı gün içerisinde bindiği dört atı vurulan ve 4 gün boyunca hiç uyumadan ordusunun başında savaşan bir kumandandan bahsettim. Böyle bir kumandan, böyle inanmış bir Müslüman sayesinde, aynı gecelerde ele geçirip savunmaya başladığı tabyada uyuyup istirahat eden Rus komutan, sabah uyandığında karşısında ‘Allah Allah’ nidalarıyla hücum eden Türk askerlerini görmüştür. Allah dinimiz, milletimiz ve tüm Müslümanlar için mücadele eden böyle büyük insanlardan bizleri mahrum etmesin. İnancımızı, birliğimizi ve hürriyetimizi daim etsin.”dedi
konuşmasının son bölümünde “Daha nice değerlerimiz ve büyük insanlarımız Tokat’ımızı ve Tokatlılar’ı onurlandırmıştır. İnşallah hepsinin ismini ve hatırasını yaşatmayı sürdüreceğiz.”diyen Tokat Belediye Başkanı Eyüp Eroğlu “İşte böylesi büyük ve imanlı bir Kumandanın adını, hatırasını yaşatmak, evlatlarımıza ve insanlığa tanıtmak için bugün Gazi Osman Paşa müzemizde onu anmak üzere toplandık. Tarihini, ecdadını, yaşadığı topraklarda verilen var olma mücadelesini iyi kavrayamayan toplumlar, kimliğini ve geleceğini de kaybeder. Hamdolsun milletimiz her ne olursa olsun, değerlerini muhafaza edebilmiş, unutmamış ve sonraki kuşaklara aktarmıştır.”dedi “Bizlerde bu hususta elimizden ne geliyorsa, bizim önümüze hangi fikir, proje konuyorsa, misliyle destek olmaya gayret ediyoruz. Bizi biz yapan bu değerleri önemsiyoruz. Şehrimizden çıkmış birçok ilim irfan adamı ve askerin içerisinde bulunan Şanı büyük Osman Paşa’nın ismi, üniversitemiz şehrimizin ortasından geçen en büyük bulvarımız, ilkokuldan liseye, köprülerden caddelere ve spor kulüplerimize kadar verilerek yaşatılmış, belleklere defalarca ama defalarca kazınmıştır. İşte bu müzemizde, kahramanımızı daha iyi tanımak, onun hatıralarını görüp hissetmek açısından önem teşkil ediyor diye düşünüyorum. Daha nice değerlerimiz ve büyük insanlarımız Tokat’ımızı ve Tokatlılar’ı onurlandırmıştır. İnşallah hepsinin ismini ve hatırasını yaşatmayı sürdüreceğiz.”dedi.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.