Ana Sayfa Köşe Yazısı, Manşet, Son Dakika Haberler, Tokat Haberler 28 Ağustos 2018 1509 Görüntüleme

ÜMMİ MEKTÛM SİZE NEYİ HATIRLATIYOR?

Hazreti Peygamber bir gün Mekke müşrikleriyle konuşuyor, onlardan biriyle meşgul oluyordu. Aziz Peygamberin hedefi, o müşriki İslam saflarına dahil etmekti. Bu nedenle, Hz. Peygamber muhatabına yoğunlaşmış durumdaydı.

İşte tam bu esnada, Peygamberimize soru sormak için gelen gözleri görmeyen bir sahabi Abdullah b. Ümmi Mektûm’u bırakıp muhatabıyla konuşmaya devam etti. Belki sabırlı olmalı, biraz beklemeliydi. Ancak o, Peygamberimizin konuşmasını keserek “Beni bilgilendir” diye seslenmişti. Hz. Peygamber ise, belki tam netice almak üzereyken gelen bu davetsiz dostun ortamı bozan girişiminden rahatsız olmuş ve yüzünü ekşitip sırtını dönmüştü…

İşte bu olay üzerine, Abdullah b. Ümmi Mektûm için bir sure geldi göklerden. Surenin baş kısmında Yüce Allah şöyle buyuruyor:

“Kendisine o ámá geldi diye, Peygamber yüzünü ekşitti ve öteye döndü. (Ey Muhammed) Ne bilirsin? Belki de o arınacak. Yahut öğüt alacak da bu öğüt kendisine fayda verecek. Kendini muhtaç hissetmeyene gelince, sen ona yöneliyorsun. (İstemiyorsa) Onun arınmasından sana ne? Allah’a karşı derin bir saygıyla, korku içinde koşarak sana geleni ise bırakıp, ona aldırmıyorsun. Hayır, böyle yapma! Çünkü bu (Kur’án) bir öğüttür. Dileyen ondan öğüt alır!” (Abese 1-12)

Yani Yüce Allah Peygamberine, “Senin ilgisiz kaldığın şu insan, sana sığınmış gelen ve bilgilenmek isteyen bu ámá’yı ihmal ediyorsun, ancak senin yanında belki de ukalaca oturmuş, saygısız ve anlamamaya çalışan adama ise ilgini sürdürüyorsun. Biri iman etmiş bir gönüllü! Ötekisi ise ilgisiz kalan veya seni zorlayan bir anlamaz. Sen kendini neden ötekiyle yoruyorsun? Sana hazır gelen dostu ihmal ediyorsun da uzaktakini kazanmaya çabalıyorsun” diye buyurarak, kendi elçisini uyarmıştır.

Kibir, üstünlük taslama ve her türlü ayrıcalıklı hissiyata kapılan günümüz idarecilerinin bu olayı belleklerine kazımaları gerekiyor. Rahmet Peygamberinin bile Yüce Yaratıcı tarafından “uyarıldığı” olayın nedenine benzer ve hatta çok daha “şeddelisi” vakalar yaşanıyor bugünün dünyasında da. İdareci; hitap ettiği insanlara makamı, mevkisi ve etiketi ne olursa olsun ayrımsız bir bakış açısı ve mütevazilikle muamele etmediği sürece, yaptığı işin ya da işlerin bir anlamı olmuyor. Dünyalar sizin olsa, sonu ölüm olan bu yolculukta taşıdığınız etiketin ne anlamı olabilir?

Yaşadığımız yüzyılın bütün olumsuz taraflarına rağmen elbette idareciler anlamında olumlu örneklerin olduğu da ayrı bir gerçek. Örneğin yaşadığımız ilin seçilmişleri ve atanmışlarının birçoğu, kendilerini seçen, seçildikten sonra kendisine sahip çıkan ve her koşulda desteğini sürdürenlere karşı olumlu bir hissiyata sahipler. Gelip geçici etiketlerin sarhoşluğuna kapılmadan insan odaklı çalışmalarını sürdürüyor, ahde vefanın gereğini yapıyorlar.

Ancak elbette yapamayanlar da var. Onların var olduğunu bilerek, yol göstermek de bizim işimiz. Kibir ve üstünlük taslayıp bulutların üzerinde gezenlerin, bir gün yer yüzüne şiddetle inecekleri günü beklemeden uyarmaya devam edeceğiz.

Çünkü biliyoruz ki artık ne yaşayan bir peygamber ne de Ümmi Mektûm için inecek bir sûre yok artık…

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

İlginizi çekebilir

OSB’DE KARAR ANI

OSB’DE KARAR ANI

Hazır Site by Uzman Tescil