Ana Sayfa Manşet, Merkez, Tokat Haberler 18 Haziran 2018 277 Görüntüleme

YAĞIBASAN’DA BİR TOKAT SEVDALISI

YUSUF BEYAZIT BİR GÖNÜL İNSANIDIR

Ak Parti Tokat Milletvekili, Milli Savunma Komisyon Başkanı Av. Yusuf Beyazıt, Güneş Yayın Grubunun konuğu oldu. Sulusokak’ta Yağıbasan medresesinde yapılan programın moderatörlüklerini Güneş Yayın Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aktürk ve Başkan Yardımcısı Yapımcı Esra Özge Aktürk yaptı. Açılışını Esra Özge Aktürk’ün yaptığı programda önce  Av. Yusuf Beyazıt’ın biyografisi okundu.

YUSUF BEYAZIT KİMDİR?

22 Aralık 1962’de Niksar’da doğdu. İlk ve ortaokulu Tokat’ta, lise tahsilini Kayseri Lisesi ve Kayseri İmam Hatip Lisesi’nde tamamladı. Erciyes Üniversitesi İlahiyat Fakültesi ve Ankara Hukuk Fakültesi’nden mezun oldu. TODAİ (Türkiye Amme İdaresi Enstitüsü)’de Kamu Yöneticiliği Yüksek Lisansı yaptı. Kilis, Niksar, Ankara’da çeşitli okullarda öğretmenlik, Ankara’da serbest avukatlık yaptı. Sayın Recep Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı seçilmesiyle birlikte İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nde sırayla, Encümen Müdürlüğü, Emlak İstimlak Daire Başkanlığı ve İSKİ Baş Hukuk Müşavirliği görevlerinde bulundu. Bu süreçte Kiptaş, Beltur ve Kültür A.Ş. yönetim kurulu üyelikleri ve başkanlıkları yaptı. 2003 yılında Vakıflar Genel Müdürlüğü görevine getirildi. Aynı zamanda Vakıflar Bankası Yönetim Kurulu Başkanlığı, Kredi ve Yurtlar Kurumu ve Sosyal Yardımlaşma ve Dayanışma Fonu Yönetim Kurulu Üyeliği yaptı. Görevde bulunduğu bu süreçte her yıl “Yılın Bürokratı” seçildi. Her sene Vakıflar Genel Müdürlüğü bütçesini 10 kat artırdı. Edirne’den Kars’a ülke genelinde 4500 tarihi eser restore ederek, yeniden yapılandırdı. Her yıl 81 ilde 100.000 aileye evlerinde sıcak aş, binlerce öğrenciye burs yardımı yaptı. Sağlık nedenlerinden dolayı 2010 yılında emekliye ayrıldı. İyi derecede İngilizce ve Arapça bilen Yusuf Beyazıt evli ve 3 çocuk babasıdır. 2014 yılında hemşehrilerinin desteğiyle, 4. sıradan, Ak Parti Tokat milletvekili olarak meclise girdi. Mecliste ilk dönemi olmasına rağmen önemli sorumluluklar üstlendi. Suriye ve yurtdışı operasyonların görüşmelerinde bizzat bulundu. Gerek Tokat’a gerek ülkesine hizmetlerinin bir neticesi olarak, Cumhurbaşkanımız sayın Recep Tayyip Erdoğan takdiriyle Tokat’ta Ak Parti 1. sıra milletvekili adayı olarak seçildi. Memleketi ve ülkesi için hizmetlerine devam etmek üzere 24 Haziran 2018 tarihinde Ak Parti Tokat Milletvekili adayıdır

Moderatör Esra Özge Aktürk’ün, bunca yıl başarılı bürokratik öz geçmiş her yıl, yılın en başarılı bürokratı, sonra neden siyaset şeklindeki sorusuna verdiği cevapta;

EĞİTİM BİR SEN’İN MEMUR SEN’İN KURUCU BAŞKAN YARDIMCILIKLARINI YAPTIM

Yusuf Beyazıt: Yürüttüğünüz görevler arasında en çok hangi görevi sevdiniz diye bana sorsanız öğretmenlik ve öğrenciliği aynı anda yapmayı çok sevdiğimi ifade etmek isterim.

Vakıflar genel  müdürü olduğum dönemde aynı anda bir kaç görevi yürütmüştüm.Hem vakıflar bankası yönetim kurulu başkanıydım.Hem kredi yurtlar kurumu yönetim kurulu üyeliği hem sosyal yardımlaşma fonu yönetim kurulu üyeliği,hem TİKA yönetin kurulu üyeliği yaptım.O dönemde de başka hizmetler yaptık. Türkiye’nin her tarafındaki tarihi eserlerin onarılmasında,vakıf mallarının yeniden değerlendirilmesinde, yurt dışındaki vakıf eserlerinin tespitinde, yurt dışındaki vakıf eserlerinin tescilinde,tespitinde,onarılmasında ve ihya edilmesinde çalışmalarımız oldu.Ondan sonra kısa bir emeklilik hayatım oldu.Daha sonrasında tekrar geçen seçimlerde 4 sıra.Milletvekili adayı olarak Tokat’tan aday oldum. Tokat’ın desteğiyle teveccühü ile seçildim  Parlemanto’da Milli Savunma Komisyonu Başkanı görevini yerine getirmeye çalıştım. Bunlar içerisinde siyasete geçişle, ilgili tabi ben çocukluğumdan itibaren belli düşünceler içerisinde yetişmiş bir insanım. Özellikle Kayseri de okuduğum dönemde Milli Türk Talebe Birliği başkanlığı görevinde bulundum.

NECİP FAZIL KISAKÜREK KARŞISINDA ŞİİR OKUMA ŞANSINA SAHİP OLDUM

Necip Fazıl Kısakürek’le görüşmelerimiz oldu. Onun huzurunda şiir okuyan ender,şanslı insanlardan birisiyim. Yine üstat Necip Fazıl’ın dava arkadaşı 7 güzel insandan birisi olan Mehmet Akif İnanla beraber şu an da Türkiye’nin en büyük sendikası olan Memur-Sen’in, Eğitim-Bir’in kurucu genel başkan yardımcılığında bulundum. Yani o sendikayı kuran 1. sırada Mehmet Akif İnan, 2. sırada Yusuf Beyazıt’dır. Şimdi tüm bunlara baktığımız zaman,değerlendirdiğimiz zaman siyaseti tercih eden zaten siyasetin dışında olmamış olur.Eğer bir insanın davası varsa,hizmet etme düşüncesi varsa,gelecekle ilgili hayelleri varsa, ülkesini,milletini,devletini seviyorsa,belli bir bilgi birikimi varsa elbette bunlarla ilgili konuda bunların iyi değerlendirileceği yer meclistir.Bu anlamda yasama organlarıdır.Ben kendini şanslı hisseden insanlardan birisiyim.Öğrencilik hayatımda Necip Fazılla tanışmış olmam,memur olduğum dönemde Mehmet Akif İnanla yol arkadaşlığı yapmış olmak,daha sonrasında Cumhurbaşkanımız Recep Tayip Erdoğan’ın İstanbul Büyük Şehir belediye başkanı olmasıyla beraber ilk günden  beri onun yanında olmak,hem belediyecilik hem de hizmet noktasında onun yanında çıraklık yapmış olmak,daha sonra o genel başkanlığa ve başbakanlığa geldikten sonrasında ona yakın bir bürokrat olarak çalışmak benim hayatımda ki en büyük şanstı diye düşünüyorum.Ve tabi ki bu tür bir siyasi düşüncenin hizmeti içerisinde olan bu kervanda en azından inanmış birisi olarak bu anlamda başka türlüsü düşünülemezdi,değerlendirilemezdi. Allah’a şükürler olsun.Bu konuda Tokatımıza,ülkemize hizmet konusunda Allah fırsat verdi.Bunların hepsininde imtihan olduğunu düşünüyorum. Ben bu vesileyle sizinde şahsınız adına bütün hemşehrilerimizin Ramazan bayramlarını tebrik ediyorum.Güzel bir bayram geçiriyoruz.Bu bayramın cuma gününe denk gelmesini,iki bayramın bir araya gelmesini son derece önemsiyorum.Peygamberimiz cennet anaların ayakları altındadır diyor.Bugünde babalar günü bütün babaların babalar gününü tebrik ediyorum.Ben de bir babayım,baba olmayı kıymetli buluyorum.Babalık duygusunun da önemli olduğunu ifade etmek istiyorum.

Güneş medya yönetim kurulu başkanı Mehmet Aktürk :Tokat için Yusuf Beyazıt ismi çok şey ifade ediyor. Tokat’a gelmeden önce Türkiye içinde Yusuf Beyazıt ismi çok şey ifade ediyor.Mecliste Milletvekilliği sürecinizde Milli Savunma  Komisyonu gibi çok önemli bir komisyonun başkanlığını başarıyla yürüttünüz. Türkiye’nin içerisinden geçtiği şu sürecede baktığınız zaman bu arada biz 15 gibi lanet bir baş kaldırıyı gördük.Yani Türkiye çok büyük belaların eşiğinden döndü.Bugün baktığınız zaman Güneydoğumuzda yaşanan tatsız hadiseler var.Sınırda güvenlik güçlerimiz çok büyük,çok önemli mücadeleler veriyorlar.Sizde tam bu işin merkezindesiniz. Milli savunma komisyonu başkanısınız.Bizlere tam bu işin merkezinde olan birisi olarak Türkiyenin şuan ki durumunu özetleyebilir misiniz”şeklindeki sorusu üzerine Beyazıt,

TÜRKİYE  ARTIK GELİŞMİŞ 20 ÜLKEDEN BİRİSİDİR

BİZ İLK ÖNCE TÜRKİYEYİ DÜNYANIN İLK BÜYÜK 10 ÜLKESİ ARASINA GETİRECEĞİZ, DAHA SONRA TÜRKİYEYİ DÜNYANIN İLK BÜYÜK 5 ÜLKESİ ARASINA SOKACAĞIZ

Yusuf Beyazıt:Son derece enteresan ve aynı zamanda doğru bir soru.Bazı dönemler vardır ki tarihi kitaplardan okursunuz.Bazı dönemlerde vardır ki tarih o anda yaşanır,yazılır.Şu anda tarihin yazıldığı dönemi yaşıyoruz.Yani dünyada sıcak bir savaş ortamının konuşulduğu,devletlerin  birbirleriyle füze yarışında senin menzilin uzun,benim menzilim uzun diye triplerin atıldığı bir dönemde yaşıyoruz.Avrupa Birliği 1944’te 2. dünya savaşından çıkıyorlar.Birbirleriyle savaş eden bu ülkeler kendi aralarında birlik ve bütünlük olmak için, Avrupa Ekonomik Topluluğu,Avrupa birliğine geçişi kuruyorlar.Kendi aralarında birleşmek isterken bu batı dünyası maalesef orta doğuda,İslam ülkelerinde,Afrika ülkerin de, Asya’da bölmeyi,parçalamayı tercih eden bir ideoloji uyguluyorlar.Bunu neden yapıyorlar.Parçala,böl ondan sonra daha iyi yönet.Dolayısıyla bunların sömürge mantıkları var.Ve buranın kaynaklarını bölerek,parçalayarak kaoslar oluşturuyorlar.Savaştırıyorlar.Ve kendi silahlarını buralara satmak suretiyle,bir taraftan sömürge haline getirmek istiyorlar.Bunlar son zamanda açık bir şekilde görüldü. Şuna da şükretmek lazım milletimiz bunların farkında.Yani esnaflarımızı geziyoruz,insanlarla karşı karşıya geliyoruz insanlarımız bütün olanların farkında.Amerika Libyayı böldü.Şu anda orada ayrı ayrı 3 tane siyasi otorite var.Yine Irakla ilgili neler yaptığını hepimiz gördük.Suriye ile ilgili yaptıklarını görüyoruz.Şimdi bu batının hedeflerinden birisi İran’ı da bölmek,Türkiyeyi de bölmek.Bunun için özel bir gayret içerisindeler.Değişik olgular oluşturmak suretiyle bunları yapıyorlar.Bizim bütün mekanizmamızı önce Ermeni terörü ASALA’yı başımıza bela ettiler. ASALA’dan sonra PKK eylemi hazırladılar. PKK’yı başımıza bela ettiler.40 yıldan beri bütün kaynaklarımızı sömürmeye devam ediyor.Bununla mücadele noktasında ne canlar şehit oldu. PKK eylemiyle birlikte DEAŞ’ı devreye soktular. DEAŞ’la,ilgili siz onlara MİT tırlarıyla yardım ediyorsunuz dediler.Ama biz darbeden 1 ay sonra,1 ay bile geçmeden biz DEAŞ’a karşı operasyon düzenledik.Fırat Kalkanı operasyonu DEAŞ’a karşı düzenlediğimiz operasyondur.Amerika bu terör örgütlerinin ele başlarını aldı.Helikopter yardımıyla çölün ortasına götürdü.Nerelerde terör uygulayacaklarsa bu elebaşlarını değerlendirecekler.Ondan sonra isim değiştirdiler. PYD’yi oluşturdular.Ve bizim Güneyimizde terör koridoru oluşturmak istediler.Bütün bunlar yetmiyormuş gibi en acısı da bizim çocuklarımızı kandırarak,devşirerek bunları hain yapmak suretiyle başka dış güçlerin egemenliği içerisinde 15 Temmuzda bu milletin parasıyla aldığı bu devletin uçaklarıyla,tanklarıyla,tüfekleriyle,helikopterleriyle vatandaşlarımızın üzerine bela oldular.Meclisimizi bombaladılar,insanlarımızı bombaladılar.Bizim insanlarımız bunların karşısında ellerinde bayraklarıyla,kendi canlarını siper ederek darbeyi püskürttüler

TÜRKİYE’DEN HALA 1071 İN HESABINI SORUYORLAR

Şimdi tüm bunlara baktığımız zaman olayı şöyle görüyorum ben. Türkiye’yle ilgili hesaplar yapılmış.Hala Türkiye’den 1071 Malazgirt Meydan savaşının hesabını soruyorlar. Şuan da içinde bulunduğumuz medrese Yağıbasan Medresesidir.Bu medrese Anadolu’nun ilk medreselerinden biridir.1074’ten beri buralar düşman işgaline uğramamış.İşte bunlara yaparken bunların bütün amacı,hedefi Türkiye üzerinde bir operasyon yapmaktır.Bu Malazgirt deki sormak istedikleri hesabı devam ettirmek istiyorlar.Aynı şeyi İstanbul’u Fatih Sultan Mehmet 1453’te feth ediyor.Bugün  İstanbul’un bugün hesabı sorulmak isteniyor.Oysa Peygamberimiz  İstanbul elbette feth edilecektir. İstanbul’u feth eden komutan ne güzel komutan, İstanbul’u feth eden asker, ne güzel asker demiştir bizim Fatihimizi, bizim milletimizi öven bir hadisle İstanbul  alınmıştır.Ondan sonra buralarda 100 yılda bir isyanlar çıkarılmış,işgaller yapılmış.En son Allahuekber dağlarında ne şehitler verilmiş, 15’liler ordusu Çanakkale’de ne canlar vemiştir. Bugün bu düşmanlar niye bunları yapıyor. Türkiye’nin büyümesini,şahlanmasını,ileriye gitmesini,yükselmesini istemiyorlar.Bakın Ak Parti iktidara gelmeden önceki Türkiye’nin durumuyla,şuanda ki durum çok farklı.Neden farklı işte yapılan sanayi yatırımlarına,mili savunma sanayinde yapılanlara,insanların zenginleşmesine, insanların refah düzeylerinin artmasına,yollara,köprülere baktığımız zaman Türkiye artık gelişmiş 20 ülkesinden birisidir.Eskiden böyle değildi.Şuan da Türkiye G20’lere katılan bir ülkedir.Ama bizim ideallerimiz var,daha büyük hedeflerimiz var.Biz diyoruz ki buda yetmez bize.Biz ilk önce Türkiye’yi dünyanın ilk büyük 10 ülke arasına getireceğiz,daha sonra ise Türkiyeyi dünyanın ilk 5 büyük ülkesi arasına sokacağız.Bunu lafla yapmıyoruz. Türkiyenin iktidar dönemlerine bakıyoruz.Ortalama Cumhuriyet hükumetlerinin ömrü 1 buçuk yıl olmuş,buna Ak Parti iktidarının 16 yıllık ömrü de dahil bunu çıktığımız zaman Türkiye’de ki hükümetlerin ortalama ömrü 9 ay olmamış.Siz Allah aşkına 9 ayda bir uçak fabrikası yapabilir misiniz?,yol köprü yapabilir misiniz? Yapmamışlar,yapılmamış.Kalkınma ne zaman olmuş tek başına iktidarlar,Menderes döneminde,Özal döneminde,Süleyman Demirel döneminde ve Tayip  Erdoğan döneminde kalkınma,yükselme olmuştur.Neden istikrar olsun ki bunlar yapılabilsin. Şimdi 2003’te bu terör hadisesiyle ilgili bu batılı güçler nereden biliyoruz bunları bu batılı güçler teröristlerin tamamını koruyor.Darbe yapan bizim helikopterimizle Yunanistan’a kaçıyor, NATO ülkesi olan Yunanistan darbe yapan adamı,kaçan adamı koruyor,neredeyse bunlara bir vatandaşlık vermediği kalıyor. Yine Almanya bizim NATO müttefikimiz bütün kaçaklara Almanya ev sahipliği yapıyor. Batının burada çifte standartı

SAVUNMA SANAYİMİZİ GÜÇLENDİRİYORUZ

.Biz terörle mücadeleye başladıktan sonra bütün bu teröristleri üzerimize gönderdiler, bunları da püskürtdükten sonra bizim Güneyimizde bir terör koridoru kurmak istediler.15 Temmuz’uda yaptırmak suretiyle TSK içine girmiş hainler,pilotlarımızın %’de 90’%’de 95’i bu şekilde teröristlerden oluşmaktadır.Buna rağmen Türk ordusu içindeki hainleri temizledikten sonra hem Fırat Kalkanı operasyonunda,hem Zeytin Dalı operasyonunda başarı elde etti.Bu başarının sırrı ne? Bu başarının sırrı son derece basit biz daha öncesinde Amerikanın, Avrupa’nın bize pahalı pahalı sattığı silahları alıyorduk.İsrail’den satın aldığımız İHA’larla kumandaları, kodları onların elinde,güya teröristlerin yerlerini tespit ediyorduk.Amerikanın verdiği istihbaratla biz PKK’la mücadele ediyorduk.2002’den sonra dedik ki bu böyle olmaz.Savunma sanayimizi güçlendirmemiz lazım.Türkiye üzerinde hesap yapmak isteyen,art niyeti olan bir sürü insan var,bir sürü grup var,bir sürü devlet var.Bunlar bizim mazeretimiz olamaz.Biz öyleyse kendimizi daha güvencede hissedecek adımlar attık.Savunma sanayisini güçlendirdik, nasıl güçlendirdik. Şuan da dünyada kendi İnsansız Hava Aracını  yapan 3 büyük ülkeden birisiyiz.

Kendi uydularımızı gökyüzüne gönderdik. Kendi istihbaratımızı kendi uydularımızla alıyoruz.Kendi silahlarımızı kendimiz ürettik.Kendi helikopterlerimizi yaptık.gidiyoruz,onları yerinde bombalayıp imha ediyoruz.Hem Terörle mücadele ediyorsunuz hem caydırıcı güç haline geliyorsunuz.Kendi silahlarınızı ürettiğiniz için Avrupa’ya bir sürü para vermiyorsunuz.Bizim bir gönül coğrafyamız var.Nedir gönül coğrafyamız Orta doğunun tamamı.Bizim bir kültür coğrafyamız var.Doğu Türkistan’dan başlıyor, Kırgızistan, Özbekistan, Kazakistan, Azerbaycan bütün bu devletlerin tamamı da bizim kültür coğrafyamızdır. Biz bu ürettiğimiz silahları buralara sattığımız zaman bu batının pazarı kayboluyor

HEDEF OLARAK RECEP TAYYİP ERDOĞAN I GÖRÜYORLAR

O zaman ne yapılması lazım? Türkiye’nin gücünün kesilmesi lazım.Hedef olarak Recep Tayip Erdoğan’ı görüyorlar. Türkiye’nin büyümesini istemedikleri için, Türkiye’nin parçalanmasını istedikleri için bu şekilde müdahale etmeye kalkıyorlar. Fırat Kalkanı operasyonunda DEAŞ’i tepeledik. Zeytin Dalı operasyonunda ne yaptık, 5000’e yakın PKK’lıyı orada yerle bir ettik. Bizim askerimiz hiçbir sivile zarar vermeden oradaki PKK’lıları tek tek tespit ederek imha ettiler. Ne dedi o zaman CHP’nin Genel Başkanı sizin Afrin’de ne işiniz var? Bizim Afrin’de ki işimiz oradaki teröristleri yok etmekti ve yok ettik. Sizin Fırat Kalkanı’yla, ne işiniz var? Bizim Fırat kalkanıyla işimiz hani DEAŞ’a destek veriyorsunuz dediniz ya? İşte o Fırat Kalkanı operasyonuyla biz DEAŞ’i yerle bir ettik.

KANDİLE TÜRK BAYRAĞINI DİKECEĞİZ

Şimdi de çıkmış Cumhuriyet Halk Partisinin bir tane sözcüsü sizin kandilde ne işiniz var diyor.Bu CHP  biraz yerli olsun,milli olsun.Ben bunları bu ülkeye sadık olmaya, bu ülkenin vatandaşı olmaya davet ediyorum.Biliyorsunuz dün kandile yine operasyon düzenlendi. Bir sürü terörist imha edildi.Ve Allah’ın izniyle de o kandile Türk bayrağını dikeceğiz.Tokattan en son verdiğimiz şehit kandilde şehit oldu,babası annesi o şehitimizi görmek istediler.Geçende yine Erbaa Karayakadan bir şehit verdik toprağa, benim de tanıdığım bir çocuktu.Biz bunlarla uğraşırken,kanlarımızı akıtırken,şehitler verirken,bunca mücadele verirken birilerinin moral bozması,sinir bozması,birilerinin bu ülkeye ihanet etmesini anlayamıyorum

TEK DEVLET TEK MİLLET TEK BAYRAK TEK VATAN

.Biz çok basit şeyler istiyoruz.Biz Alevisiyle, Sünnisiyle, Türküyle, Kürdüyle,bir millet olarak Türk milleti olarak yaşamak istiyoruz.Türkiye Cumhuriyeti devleti olarak al bayrağın altında yaşamak  istiyoruz.Tek devlet,tek bayrak,tek millet, tek vatan bizim politikamız bu.Bu ülkenin üzerinde oyunlar oynanmaya çalışılıyor.Bu ülkede operasyonlar düzenlenirse soruyorum biz nereye gideceğiz? Bizim gidecek başka yerimiz var mı? Ermenistana mı sığıncağız? Rusyaya mı sığınacağız? Buradaki bütün hedef Türkiyeyi geriletmek.Her insanın siyasi görüşü farklı olabilir.Ama bütün insanların bunu anlamasını istiyorum. Muhalefette bunları düşünmüyor,onların Tek dertleri var Cumhurbaşkanının önünü kesmek

BUNLAR YIKIM EKİBİ

.Bunlar yapmaya değil,yıkmaya geliyorlar.O yüzden yıkım ekibi diyoruz.Hiçbirisi bir proje sunmuyor.Birisi çıkıp diyor ki hastaneleri kapatacağım,bütün Tokat’ın ilçelerine hastane yaptık.Niye hastaneleri kapatıyorsunuz?Birisi çıkıyor.Birisi Kuran kurslarını,imam hatipleri kapatacağım diyor.Bunların geçmişini biliyoruz bunların imam hatiplerle bir dertleri var.Bunlar camileri yıktılar.Bu yüzden bunlara yıkım ekibi diyoruz.Siz de yapacaklarınızı anlatın.Yine çıkmış bir tanesi TiKA’yı kapatacağım diyor.

Bizim yüz akımız olan bir kuruluş. Tika’dan en çok FETÖ,Sırbistan rahatsız,Türkiye düşmanları rahatsız.Bu nedenle mi TİKA’yı kaldıracaksın? Anlatmak istediğim hadise şu bizim bir hedefimiz var.Biz bu millete hizmetkar olmaya talibiz.Biz bu millete hizmet edeceğiz.Bu ülkeyi büyütmek istiyoruz.Bu ülke içinde operasyon yapılmasına izin vermek istemiyoruz. Kimseye fırsat vermeyeceğiz,bu ülke için kanımızın son damlasına kadar mücadele vereceğiz.

TAYYİPSİZ BİR AK PARTİ İSTEYENLER ŞİMDİDE AK PARTİSİZ BİR CUMHURBAŞKANI İSTİYORLAR

Ama Allah rızası için,bu şehitler için,bu gaziler için bu konuda sahip çıksınlar.Şehitlerimizin yakınları kadar sahip çıksınlar.oyunlara gelmesinler.Cumhurbaşkanlığı seçiminde de, parlemanto seçiminde de helal oylarını Ak Partiye versinler.Önceden Tayipsiz bir Ak Parti isteyenler şimdi de Ak Partisiz bir cumhurbaşkanı istiyorlar. Cumhurbaşaknı Recep Tayip Erdoğan Ak Partinin genel başkanıdır. Parlemantoda da azınlığa düşürmek için bu oyunları yapıyorlar. onu yaptıkları zaman komisyon başkanlıkları tamamen muhalefetin eline geçer.Bu milleti saf zannetmeyin. Milletmiz her şeyin farkındadır

TOKAT ÖYLE BİR TOKAT ATACAK Kİ TA PENSİLVANYA’DAN DUYULACAK

.Kimin milli,kimin yerli olduğunun farkındadır. Diyarbakır’a gidiyor.Kendi karısını onun evine gönderiyor. Diyor ki buna özgürlük istiyorum.Neyin Özgürlüğünü istiyorsun. Apo’ya sayın diyenler bunlar değil mi? Biz kandile sırtımızı dayadık diyenler bunlar değil mi? Bunlar Tayip Erdoğan’ın oyunu nasıl düşürebiliriz diye türlü oyunlar oynamaktalar.Tokat öyle bir karar verecek ki, o ses ta Pensilvanya’dan duyulacak.O ses ta Amerika’dan, Almanya’dan duyulacak.Biz hastalarımıza sahip çıkıyoruz. Öksüzlerimize, yetimlerimize, dullarımıza, engellilerimize sahip çıkıyoruz. Bizim şuan el atmadığımız hiçbir sosyal yapı yok. Ama tabi ki eksiklerimizde olacak,hatalarımız,kusurlarımız olacaktır.Önemli olan bunlardan ders çıkararak daha doğru hareketler yapmak.Millet olarak dik durmamız lazım.Biz 16 yıldır iktidardayız.Açığıyla, kapalısıyla, Alevisiyle, Sünnisiyle biriz. kimsenin inancında,düşüncesinde yapılan bir hadise yok.Türkiye kararını vermiştir. Türkiye’nin büyümesini kimse engelleyemeyecektir.Bu ülke bir gezi olayı yaşadı.Gezi olaylarına şöyle bir gelelim.Bu Amerikanın CNN kanalı nereden biliyor da bu gezi olayını getiridi bir hafta öncesinden canlı yayın araçlarını Taksime koydu? 17 tane ağaç diye milyarlık zarar verdiler.Ekonominin zirve yaptığı bu dönemde bu hadiseyi gerçekleştirdiler.Orada ne kadar ağaç varsa hepsi Recep Tayip Erdoğan’ın İstanbul belediye başkanlığı döneminde dikilmiştir.Yani mesele ağaç meselesi değildi. Çok şükür milletimiz her şeyin farkındadır ,ve günü geldiğinde cevabını en yüksek perdeden vermiştir.”dedi

Yağıbasan medresesinde yapılan ve Güneş Tv ekranlarından da yayınlanan programın Tokat’ı kapsayan ikinci bölümünü yarınki Güneş Gazetemizde okuyabilirsiniz.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.