Ana Sayfa Köşe Yazısı 21 Aralık 2017 146 Görüntüleme

YUSUF DURU KÖŞE YAZISI”KAYBOLAN BİR NESLİN VEBALİ “

KAYBOLAN BİR NESLİN VEBALİ

Geçtiğimiz günlerde bir eğitim kurumunda iki genç öğrenci, ellerinde pompalı tüfekle okul müdürünün odasına giriyor, müdür beyi vurup öldürüyor ve sonra da ellerini kollarını sallaya sallaya okuldan çıkıp gidiyorlar. Emniyet güçlerinin yaptığı operasyonla yakalanan bu gençlerin beyinlerini açıp bakmak gerekliliğine inananlar vardır benim gibi. Genel bir ifade vardır ya hani. Neyin kafasını yaşıyorsun sen yada ne içtin kardeş cinsinden.

İşin acı tarafı çocukların ifadesi alınırken pişman değilim, yine olsun yine yaparım diye bir cümle geçiyor. Katil olmak o kadar kolay ve basitleştiki. Birini öldürmek, birinin hayatına kastetmek, birinin hayatını bitirmek. Hem de bir eğitim kurumunda, hem de kendisine bir şeyler öğreten bir öğretmeni.

Bakınız “Bana bir harf öğretenin kölesi olurum” diyen Hazreti Ali efendimizin eğitime verdiği ehemmiyeti anlatmaya kalkmayacağım burada. Yada savaştan sonra alınan esirlere verilen talimat. Her esir on Müslümana okuma yazma öğretirse azad edilecektir ileri görüşlülüğünü de anlatacak değilim.

Sormak istediğim şu. Bu nesil buraya nasıl geldi. Bu duruma nasıl düştü. Hayatlarının baharında bir insanın hayatın, hemde göz göre göre, hemde pompalı tüfekle, hemde bir eğitim kurumunun çatısı altında, arkadaşlarının eğitim aldığı, öğrencilerin sınıfta olduğu saatte bu meş’un fiili nasıl gerçekleştirdi, gözünü kırpmadan nasıl katil olabildi? Gerçekten aklım almıyor. Ne oldu da bu gençler bu kadar bozuldular? Ne oldu da ülkemin geleceğinin omuzlarına yüklenmesi gerekirken, çalışıp didinip tüm hayatlarını ülkeye, insanlığa adamak gibi büyük bir idealle yetişmeleri gerekirken sudan bir sebeple bir insanın hayatına gözünü kırpmadan kıyabilecek hale geldiler?

Bir çok köşe yazısı okudum. Herkes eğitim sisteminin kötülüğünden, düzensizliğinden dem vuruyor. Öğretmenlerin hayat haklarının olmadığından, korunmadıklarından bahsedenlerde var. Eğitim camiasının çalışma ortamlarının güvensiz olduğundan bahisle öğretmenlere silah taşıma ruhsatının verilmesi gerekliliğini bile savunan arkadaşlarım çıktı. Hiç birisi değil. Bu çocukların bu fiilil işlemelerindeki temel sebep hiç birisi değil. Tek sebep var. Nedir biliyor musunuz? Aile… Evet yanlış okumadınız aile.

Şayet bu çocuğun ailesi temelde iyi bir kültürle, imani birikimle ve inanç merkezli hayat şartlarıyla tanışsaydı, inandığı gibi yaşamaya çalışan bir anlayışla beslenseydi ve güya Müslüman alim olduklarını, aydin ve mütefekkir olduklarını söyleyenler tarafından neye nasıl inanacağı, amelinin nasıl icra edeceği, islamın rükünlerinin, emirlerinin ve yasaklarının ne olduğu hususunda derme çatma kulaktan dolma mesnetsiz, temelsiz ve delilsiz bilgilerle doldurulmasaydı kafaları, yetiştirdikleri çocuklarda kendileri gibi iyi niyetli, akıllı, uslu edebli ve insan hayatına kıymet veren birer fert olarak yetişeceklerdi.

Eğitimin temeli ailede başlar. Çocuk 0-12 yaş arasında anneyi ve babayı kendisine rol model olarak alır. Bu rol modellik sadece o yaşlar arasında alınır, sonrasında kalır değil. Alınan bu karakteristik kopya yada taklit ilerleyen yaşlarda da hayatını tanzim ve tertip ederken kendisine çok yardımcı olur, kapılar açar. Şayet rol madelini iyi seçememişse bunun sıkıntısını tüm hayatı boyunca yaşar, hisseder. Sonra da dışa vurumu, patlaması farklı şekillerde gerçekleşir. Ama kendisine zarar verir, ama çevresine. Onun gözünde inandığı ve kendine göre doğru olan hareketler zinciri vardır. Gerisi onun için teferruattır. Uygulansada olur uygulanmasa da. Ama kendisi için önemli bir husus daha vardır. O özgürdür ve özgür iradesiyle anne ve babasına bile kafa tutmuş, karşı çıkmıştır küçük yaşta.

Diyorlarki bonzai yada başka tür sentetik uyuşturucular da insanı insanlıktan çıkartıyor. Zaten belli bir şey bu. Üretenler, satanlar, dağıtanlar bunun vebalini bir gün mutlaka ödeyeceklerdir. Çünkü

masum gençleri zehirlemenin ve onları toplum düşmanı haline getirmenin bedelini ödeyecekler. Allah ihmal etmez, imhal eder.

Dikkat etmemiz gereken en önemli husus kurduğumuz, kurmayı düşündüğümüz yuvalarda; ahlaklı, düşünen, okuyan, okuduğunu anlayan, değerlendirme ve mukayese yapabilen, özgüveni yerinde, fikirlerini hürce ifade edebilecek kadar medeni cesareti olan, hayatı kavrayan, problemleri çözebilen, zorluklar karşısında yılmadan ve yıkılmadan mücadele azmi olan, en küçük bir sıkıntıda intiharı düşünmeyen, vatanını seven, imanlı, inançlı ve bayrağına sadık, ihanetle işi olmayan, kandırılamayacak kadar zeki, kanaat ehli, anlı açık, yüzü ak, annesine ve babasına muti, yiğit yürekli gençler yetiştirmeliyiz.

Vesselam

 

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.