Ana Sayfa Manşet, Son Dakika Haberler, Tokat Haberler 1 Ağustos 2018 185 Görüntüleme

ATATÜRK BİLGE KAAN’DAN SONRA EN BÜYÜK TÜRKÇÜDÜR.

O bir siyasetçi. İsmi; Lütfi Ceylan…
Milliyetçi Hareket Partisi’nden 21. Dönem Milletvekili. Tokat’ın önemli şahsiyetlerinden olan Lütfü Ceylan 2 Ağustos 2015’te elim bir trafik kazasında hayatını kaybetti. Eşi ağır yaralanan Ceylan olay yerinde vefat etti. Ölüm haberi tüm dostlarını üzüntüye boğdu. Bugün 2 ağustos. Lütfü Ceylan’ın ölüm yıldönümü. Ceylan’ın anısına; kendisi ile yayın gurubu yönetim kurulu başkanımız Mehmet Aktürk’ün 3 Mayıs Türkcüler Bayramı dolayısı ile yaptığı roportaj yazı dizisini okuyabilirsiniz.
Güneş Medya Grubu Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Aktürk, 3 Mayıs ” Türkçüler Anma Günü” dolasıyla bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşinin teması ise, 3 Mayıs 1944 tarihinde gerçekleşen ve kayıtlara ” Tabutluk” olarak geçen “Türkçülük hareketinin dramatik öyküsüydü. İşte Aktürk ile Ceylan’ın ilginç söyleşisi…
Aktürk: Gündem özelde sizlere çok değerli konuğumla beraber bu özel günü, güzel günü Türklerin, Türkçülerin bu güzel gününü birlikte anmaya, anlatmaya, birlikte bunu paylaşmak için buradayız. Sizler de bu konuğumu çok yakından tanıyorsunuz. Parlamentoda görev almış eski bir milletvekili Lütfi Ceylan. Ama Lütfi Ceylan’ı siyasetçi, politikacı, kimliğiyle değil, Türkçü kimliğiyle konuk ediyoruz.
Ceylan: Öncelikle bugün bu şansı verdiğiniz için teşekkür ediyorum ve tüm hemşehrilerime sevgilerimi, saygılarımı sunuyorum. Ayrıca bütün Türk Milliyetçilerinin Türkçüler gününü de tebrik ediyorum. Çok güzel bir konuya temas ettiniz. Türkçülük kimliğinizle buradasınız dediniz. Vekillik veya diğer şeyler geçicidir ama Türkçülük, Milliyetçilik değişmez.
Aktürk: Şimdi bu giriş faslından sonra konumuza dönelim. Neden 3 Mayıs?
Ceylan: 5000 yılık Türk tarihi ve o 5000 yıllık tarih sürecinde birçok defalar çile görmüş, bir süre yok edilmek istenmiş, zulüm edilmek istenmiş. İsterseniz 3 Mayısı biraz açalım. ” 1789’daki Fransız İhtilalin’den sonra bir milliyetçilik olayı başladı ve Avrupa’da bütün taşlar yerinden oynadı. O tarihe kadar tarihe kadar millet değil, din belirleyici unsurdu. Bu hadise Avrupa da 100 yıllık bir zaman içerisinde tamamen duruldu. Tabi ki bu osmanlıya daha sonra ulaştı”
Ceylan: Şimdi olay şu tabi ki, 1700′ lü yıllardan itibaren Türk devleti batı karşısında savaşlarda yeniliyor, teknik sahada bir gerileme başlayınca bu ülkeyi yönetenler bir arayış içerisine girmişler. Ve batıya yönelmişler.Batıda rağbet gören neyse o tarafa gitmişler. 1789′ daki Fransız İhtilalinden sonra bir milliyetçilik olayı başladı. Ve Avrupa’da bütün taşlar yerinden oynadı. O tarihe kadar millet değil, din belirleyici unsurdu. Bu hadise Avrupa da 100 yıllık bir zaman içerisinde tamamen duruldu. Tabi ki bu Osmanlıya daha sonra ulaştı. Ve Osmanlı bir ulus devleti olmadığı için Osmanlı bu hadiseyi açık alenen bir politika olarak yürütemedi. Yürütemezdi de . Bugünkü açılıma benzer Tanzimat, Islahat fermanları, diğer öneriler Osmanlıyı kurtaramadı. En son aydınların isimlerini biliyorsunuz, bunlar milliyetçilik hadisesinin Avrupa’da olduğu gibi Osmanlıyı kurtaracağını, Türk devletini kurtaracağını. Bu hadiseyi siyasi anlamda şekillendirmeye başladılar. Daha sonra Mustafa Kemal’in Cumhuriyeti bu duygu ve düşüncelerle arkadaşlarıyla beraber kurdu. Cumhuriyetin temelinde milliyetçilik vardır. Mustafa Kemal Atatürk bunu hayatının her alanında hakim kılmaya çalışmıştır. Özrünüze sığınarak diyorum, bazı devşirme yöneticiler Atatürk’ün bu yönünü gizlemişler. Mustafa Kemal Atatürk Bilge Kaan’dan sonra en büyük Türkçüdür. Fakat dediğim gibi bu milletin evlatlarından Mustafa Kemal’in bu yönünü gizlemişlerdir. Bundan 20 sene öncesine kadar Atatürk’ü nasıl tanıyorduk. Bizi Türk milliyetçiliğini felsefe edinmiş insanların içinde yanlış tanıyanlar vardı.
Aktürk: Tabi yani şöyle bir öz eleştiri de yapmak lazım. Atatürk rozeti taşıyan insanlara solcu, komünist deyip damgalanan zamanlar oldu. Atatürk’ü bu memlekette bugün ömrünün tamamını Türklük adına heba etmiş insanlar bile Atatürk’ü tam anlamıyla tanıyamadı veya tanıtamadı. Yani benim hep geçmişten de söyleyemediğim bir şey var. Türkler iki kişiyi iyi tanıtamadı. Birisi Mustafa Kemal Atatürk, diğeri de Alparslan Türkeş’i doğru tanıtabilmiş olsaydık, belki bugün Türkiye’ni durumu çok farklı olabilirdi.

Yayın kurulu başkanımız Mehmet Aktürk’ün rahmetli Lütfü Ceylan’la olan röportajının devamını yarın gazetemizden takip edebilirsiniz.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.