Ana Sayfa Manşet, Son Dakika Haberler, Tokat Haberler 3 Ağustos 2018 119 Görüntüleme

CEYLAN’I ÖLÜMÜNÜN 3. YILINDA ANIYORUZ (SÖYLEŞİ DEVAMI)

Ceylan: Daha sonra Mustafa Kemal, devlet hayatında, hayatının her alanında Türklüğü, Türkçülüğü benimsemiştir. Mustafa Kemal’in vefatından sonra Avrupa’da savaş rüzgarları esmeye başlamıştı. Ve ölümünden bir sene sonra zaten 2. Dünya Savaşı çıktı. Şimdi o günkü bütün iktidarlar da milliyetçidir. Bir tarafta Amerika, İngiltere, Rusya, bütün Avrupa’yı işgal etti Hitler. 1942’nin sonlarına doğru durumlar değişmeye başladı. Şimdi mekanı cennet olsun rahmetli İsmet Paşa, yani burada Almanya’nın galip çıkacağına dair bir düşünce vardı. Almanlarla ilgili olan olaylar ön planlara çıkartılıyordu. Fakat 1943’ten sonra sonuç belli olmaya başlayınca, rahmetli İsmet Paşada , Balkan harbini görmüş, kurtuluş savaşını yapmış, bunlarında başta Rusya olmak üzere, Türklerin üzerinde ki emelleri bellidir. Boğazlar, sıcak denizlere inebilmek falan isteniyordu. Şimdi burada Rus müttefiklerin galip çıkacakları belli zaten. Bu işi tartışmışlar bu sefer biraz Almanlara cephe alıp, Ruslardan yana bir tavır geliştiriyorlar. İsmet Paşayı çok eleştirirler ama İsmet Paşa çok namuslu insandır. Bu arada Marksistler, onlarda zaten pusuya yatmışlar, fırsat kolluyorlar. Bu işin öncüsü rahmetli Hüseyin Atsız hoca, o zamanın Başbakanı Saraçoğluna mektup yazıyor. Bir tutuklamalar falan oluyor. , ben bunu da söyleyeyim. Tam olarak ta ne oldu ne bitti öğrenmek isteyenler, sizin gazeteniz de Musa Bey çok güzel bir araştırma yapmış ve Cemal Bey de çok güzel kaleme almış. Ve o gün Türkçüler için Türk milliyetçileri için siyasi anlamda milat olmuştur. Ve buna bayram demek mümkün değildir. Bu bir çilenin başlangıcıdır.

Aktürk: 3 Mayıs bir anlamda başkaldırı yani Kürşat ihtilali başarısız olmuştur. Belki o gece şehit olmuştur. Ve ihtilalin bıraktığı izler,Türklerin hürriyete kavuşmasına öncü olmuştur. Şimdi bir yerde rahmetli Atsız’ın başbakana yazdığı mektupta Hasan Ali Yüceli şikayet etmesi ve onun bir hesaplaşma şekline dönüşüp de yurdun dört bir tarafından gelen Türk milliyetçilerinin Atsız hocaya sahip çıkması ve mahkemede Atsız hocanın arkasında yer almaları bir yerde Türkçü devletinin dünyada ki gelişen, değişen şartları ile devletin şekil değiştirmesine, devletin el değiştirmesine bir başkaldırı gününün başlangıcıdır.

Ceylan: Çok teşekkür ederim çok güzel özetledin. Oradaki 3 Mayıs günü yaşanan olaylardan daha önemlisi doğurduğu neticedir. Bana göre hayatın gerçeği olan huzurun, barışın, kalkınmanın kardeşliğin ilacı olan milliyetçilik, bir ırkçılığa indirgenmiştir. Ben rahmetli Atsız hocayı tanıdım. Üniversiteye başladığım da Yusuf Şahin diye mekanı cennet olsun o arkadaşımızla birlikte Maltepe de en az 10 defa sohbette bulunduk . Yani bu tabutluklar, bu hadiseler biliyorsunuz rahmetli Alparslan Türkeş beyde tutuklanmıştır. Bu hadiseyle beraber ırkçılık diye adi bir şeye indirgediler. Ve o gün bu gündür Türk devletinde bir yığın olayların çıkmasında etken oldu.

Aktürk: Peki bir şey soracağım, kendisiyle görüştüğünüz için 1944’teki 3 Mayıs Türkçülük hareketinin bayraklaşmış ismi Nihal Atsız. Alparslan Türkeş’in Türk milliyetçilik hareketini siyasi ortama taşıması Atsız’dan aldığı bir ruhun sonucudur. Bana göre yani Atsızla kader birliği yapmıştır. Şimdi ben kendisiyle görüştüğünüz içinde size sormak istiyorum. Atsız hoca Mustafa Kemal Atatürk’le görüşmüş mü?

Ceylan:Atsız hoca 1905 doğumlu olması lazım. Atatürk daha büyük tabi. Şimdi Türklük, Türkçülük Milliyetçilik davasında rahmetli ile hiç görüşmemiş. Kendi ifadesiyle keşke Atatürk’ü görüşseydim derdi. Bence de keşke görüşebilselerdi. Benim tanıdığım Atsız bir hayal adamıydı. Mustafa Kemal de aynıydı. Ve ne yaptıysa Türklüğün yaşatılıp, yükselmesi için yapmıştır. Atsız bir şiirinde der ki:

Bilsin cihan ki ben bu cihanın nesindeyim

Bir ülkünün mehabetinin zirvsindeyim

Dünya dinin mezellete dalsın her isteyen

Ben ırkımın şeref taşanı efsanesindeyim

Herkes bir özleyişle yaşar

Ben de öylece Altay’ların Tanrı dağının çevresindeyim.

Atsızın ruh dünyasının açıklamasını bu şiir yapar. Atsız Orta Asya’da ki büyük Türk devletlerinin hayali ile yaşar. Onun dünya işleriyle bir alakası yoktur. Ve Atsız hoca çok iftiraya uğramıştır. Dinsiz, ırkçı vs. benzetmelerle suçlanmıştır.

Aktürk: Atatürk’ün Atsız hocayla görüşmesi iki büyük hayalin birleşmesi olurdu. Ki mesela zaman zaman o dönmede Atatürk çeşitli insanlara Türklükle ilgili araştırma yapmak için birçok kişiyi dünyanın dört bir tarafına göndermiştir. O gün Atsız hocayla tanışmış olsaydı. çok büyük şeyler yapabilirlerdi.

Ceylan: Şimdi bak bizim Türk milletimiz eski ve şerefli bir millettir. Yani Osmanlı döneminde, yönetimde Türk yok, devşirme kişiler doluydu. Bizim Türk milletimiz Orta Asya’nın Altay yaylalarında yetiştiği için kartalların meziyetini gençliğinde öğrenmiştir. Zaten maddi olsun, manevi olsun hiçbir sıkıcı hudut içinde olmaz. İşte o zaman bu ilk Türkler başlarını alarak Dünyanın hem batısına hem doğusuna dağıldılar.

Aktürk: Ve Atsız hoca diyor ki ben de olağanüstülük aramayın. Ben de ki olağanüstülük öz ve öz Türk anadan ve babadan olmamdandır. Yani burada Atsızın ve Atatürk’ün ruhu. 1944’te Atatürk’te yaşasaydı, Turancılıkla ırkçılık davasını yargılardı bu zihniyet. Ama bir gerçek var ki Atsız hocayı o gün yargılayanlar, Alparslan Türkeş’i yargılayan o zihniyet, o düşünce eğer Atatürk o tarihte sağ olsaydı, demek ki Atatürk’ü de yargılardı. Bugün bunu söylemekte en doğal hakkımız.

Ceylan: Şimdi 1944’te ki olay birilerine hoş görünmek adına yapılmıştır.

Aktürk: Yani tabi sizin şu söylediğiniz olayı özetliyor. Değişen şartlar Rusya’ya şirin görünmek adına Türk milliyetçilerine bir ceza veriyoruz. Zaman zaman bunların Rusya aleyhine yapmış olduğu gösterilere kesinlikle müsaade etmiyoruz. Dünya üzerinde ki Türklerin bağımsızlık oluşumu için onlarla irtibat kuracak kişilere izin vermediklerini göstermişlerdir Ruslara.

Ceylan: Milliyetçilik bir milletin hayat damarıdır. asil kardeşim. Bir kere her Türk bilir ki İslam Türk milletinin hayat kaynağıdır. Tarih içinde İslamı kabül etmeyen Türkler benliklerini kaybetmişlerdir.

“Türkler tarih boyunca İslamiyete en fazla hizmet etmiş millet. Geçenlerde burada Bosna Hersek müftüsüyle bir sohbetim oldu. Kendisinin söylediği aynen şöyle: Biz İslam’ı sizden öğrendik. Biz İslam’ı Türklerden öğrenerek şereflendik. Şimdi Peygamberimizin emanetlerini en değerli emanetleri olarak muhafaza ediyoruz.”
DEVAMI YARIN

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.