Ana Sayfa Köşe Yazısı 4 Ocak 2018 372 Görüntüleme

KUR’AN DA BULUTLAR

Şunları da biliyor muydun, ey baygın bihaber aklım!
Kur’an da yaklaşık on beş ayette bulutlardan bahsedilmektedir. Her bir ayette bulutların Allah’ın (c.c) emrinde nasıl hareket ettiği ve görevleri açıklanarak ibretle düşünmen ve dersler çıkarman istenmektedir.
Birinci ders: Nur Suresi, 43. Ayet: “Görmedin mi ki, Allah bulutları sürmekte, sonra aralarını birleştirmekte, sonra da onları üst üste yığmaktadır; böylece yağmurun bunların arasından akıp-çıktığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar ( gibi bulutlar ) indiriverir, onu dilediğine isabet ettirir de dilediğinden onu çevirir; şimşeğin parıltısı neredeyse gözleri kamaştırıp götürüverecektir.”
İkinci ders: Rum Suresi, 48. Ayet: Allah, rüzgârları gönderir, böylece bir bulut kaldırır da onu nasıl dilerse gökte yayıp-dağıtır ve onu parça parça kılar; nihayet onun arasından yağmurun akıp çıktığını görürsün. Sonunda Kendi kullarından dilediğine verince, hemen sevince kapılıverirler.”
ALLAHÜEKBER!
Bir lahza düşün ey yarım avuç aklım!
Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir IV. Ciltte Nur Suresi, 43. Ayet, bak nasıl tefsir edilmiş; öğren, düşün ve ibret al.
“Yağmurun, şimşeğin, dolunun nasıl oluştuğu, bugün bilinen tabiat kurallarıyla tıpatıp uyuşu, ancak bunların kendiliğinden değil, Allah’ın izin, irade, kudret, hikmet ve sünneti (âdeti, kanunu) çerçevesinde olup bittiği bildirilerek, kulların doğru anlamaları, görmeleri ve değerlendirmeleri öğütlenmektedir.”
Yine, Kur’an Yolu Türkçe Meal ve Tefsir IV. Ciltte Rum Suresi, 48. Ayet ise şöyle tefsir edilmiş: “ Her gün iç içe yaşadığımız ve sıradan bir şey sandığımız tabiat olaylarının gerçekte Allah’ın birliğinin ve kudretinin açık delilleri olduğu ve aklını işleten kimselerin bunlardan doğru ve önemli dersler çıkaracağı vurgulanmıştır.”
Ey tembel, biçare aklım!
-Kaç defa varlığındaki sana bahşedilen hücreleri işlettin?
-Kaç defa düşündün?
-Hangi dersleri çıkardın veya ibret aldın?
-Acaba neden Nur Suresi, 43. Ayette açıklandığı gibi: Bir bölgeye iplik iplik yağan yağmur, bir başka bölgede sicim gibi yağıp sele dönüyor ve eşyaları, arabaları, hayvanları, insanları içine alıp götürüyor.
-Acaba neden ceviz büyüklüğünde dolu yağıyor? İnsanları, hayvanları yaralıyor. Meyveleri, sebzeleri hiçe çıkarıyor. Camları kırıyor, arabalara zarar veriyor ve afete dönüşüyor.
-Ya hiç düşündün mü? O yağmur günlerce devam etse; dolu ceviz değil de elma, nar veya karpuz büyüklüğünde olsa halimiz ne olurdu?
-Bir lahza düşünüp sordun mu kendine? Acaba yağmur bir bölgede neden nimet iken, başka bir bölgede neden afet?
Elbette Allah’ın (c.c) hikmetinden sual olunmaz. Bu olaylarda ki sırrı sezebildin mi? Nimetine şükrederken, afetinden, gazabından rahmetine sığınıp af dilendin mi? El açıp huşu ile duaya durdun mu?
İşte, ey biçare, baygın aklım!
Var isen ki varsın. Gafletten uyan. Yaratanına dayan. Bahçeni, bağını Rabbinin hikmet yağmurlarıyla sula. O’na ram ol. O’ndan iste, O’na güven. Nimeti için de rahmeti için de; afetinden de gazabından da O’na sığın. ALLAHÜEKBER!

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.