Ana Sayfa Gazete Manşeti, Gazetemiz, Köşe Yazısı, Manşet, Manşet Yanı, Son Dakika Haberler, Tokat Haberler 27 Mart 2021 2096 Görüntüleme

MUHAMMED EMİN SARAÇ CAMİSİ

Geçtiğimiz gün gazetelerin haber merkezlerine, TOGÜ imzalı bir haber düştü. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi kampüs alanında yapılan bir cami inşaatı ile ilgili bir süredir, yerel sitelerde dolaşan spekülatif haberler, sonunda ulusal bir gazetenin manşetine taşındı. Sözcü gazetesinin manşetinde yer alan ve ÝÖK başkanı Sayın Yekta Saraç’ın babası Muhammet Emin Saraç’ın ismi verilen cami ile ilgili haber, Üniversite yönetiminin de canını sıkmış olacak ki, geçtiğimiz gün yaptığı paylaşımda Rektörlük, caminin yapımı için yaşanan süreci kamuoyu ile paylaştı. Bugün gazetemizde de TOGÜ tarafından gönderilen haberi siz okuyucularımızla da paylaştık. Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi tarafından yapılan açıklamada, kampüs içerisinde yapılan, Mehmet Emin Saraç Camii’nin müstakil bir dernek üzerinden toplanan bağışlarla yapılacağı, Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin, bu camii için herhangi bir ödenek ayırmasının mümkün olmadığı da, özellikle vurgulanmış. Üstelik 25 bin öğrencinin yaşadığı kampüs alanına yapılması planlanan camii için, 3 yıl önce, yani Sayın Bünyamin Şahin’in rektör atanmasından önce harekete geçildiğini de paylaşımdan öğrenmiş olduk. Ancak proje çalışmaları ve Tokat müftülüğü ile yapılan protokoller uzayınca, caminin temel atma işi bugüne kalmış. Yapılan açıklamadan da anlaşılacağı gibi, ismi üzerinde de uzun tartışmalar yapılmış ve nihayetinde geçtiğimiz günlerde vefat eden, hemşerimiz, İslâm dünyasının yakından tanıdığı, İslam alimi, Muhammet Emin Saraç hocanın isminin verilmesi kararlaştırılmış. Peki bu kadar tartışmalara sebep olan ve kafası siyasetin zehirli ağı ile çevrili bir kısım örümcek beyinlilerin dediği gibi, sadece YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın babası olmaktan ibaret bir fani ve ismi binlerce insanın ilim tahsil ettiği bir üniversitenin camisine verilirken o üniversitenin rektörü, yerini garantiye almak için, YÖK başkanına kıyak olsun diye mi bu camiye M.Emin Saraç ismini koydu? Ya da, Muhammet Emin Saraç kimsenin himmetine ihtiyaç duymadan, kendi ismi ile sadece ilimizde ya da ülkemizde değil, tüm İslam aleminde, arkasından alimin ölümü alemin, ölümü dür dedirten bir alim mi?

Bu soruların cevabını bulmak için, önce Muhammet Emin Saraç’ın kim olduğuna bakmak gerekir.

Muhammet Emin Saraç’ın önemi şüphesiz sadece hemşerimiz olmasından ya da 6 yaşında hafızlık eğitimi almasından kaynaklanmıyor. Bugün İslam dünyasında Elmalılı Hamdi Efendi, Ömer Nasuhi Efendi, Şeyhulislam Mustafa Sabri Efendi gibi büyük âlimler yetiştiren bir ilim merkezi olarak hatırlanan Fatih Camii’nde 1943 yılında başladığı ilim yolculuğuna, seksen yaşını aşmasına rağmen ölümüne kadar aynı heyecanla devam eden, bir hadis alimi Muhammet Emin Saraç hoca.

 1943’te ailesi tarafından tahsil için İstanbul’a gönderilen Muhammet Saraç, Ali Haydar efendinin tekkesi sürekli gözlem altında tutulduğu için Fatih Camii Baş İmamı Ömer Efendi’ye emanet edildi. Ömer Efendi’nin yanında Kur’ân talimi yapmaya ve Telhîs okumaya başlayan Saraç, Fatih Camii’nde üç ay misafir kaldıktan sonra Kargümrük’teki Üçbaş Medresesi’ne gitti. Burada ikamet eden ve 65 sene başkayyımlık yapan Süleyman Efendi’den Buhâri-i Şerif’in birinci ve ikinci ciltlerini okuyan Emin Saraç, ilk hadis icazetini muhaddis Hacı Ferhad-ı Rizevî silsilesinden gelen icazetname ile Süleyman Efendi’den aldı. Emin Saraç, Üçbaş Medresesi’nde 1950’ye kadar kaldı. Bu süreçte Ali Haydar Efendi ile Fatih Camii baş imamı Ömer Efendi’den başka Gümülcineli Mustafa Efendi, Muhaddis İbrahim Efendi, Arnavut Hüsrev Efendi, Ali Haydar Efendi, Silistreli Süleyman Hilmi (Tunahan) Efendi gibi zatlardan da tefsir, hadis, fıkıh, usul dersleri okumaya devam etti. Saraç, İstanbul’da kaldığı yıllarda Tirmizî, Buhârî-i Şerif, Merâkı’l-Felâh, Kudûrî-i Şerîf, Şerhu’l-Akâid, Şifâ-i Şerif, Mir’ât, Müslim-i Şerîf, Mişkâtü’l-Mesâbih, Tefsir-i Kâdı Beyzavî gibi kitapları okudu. Emin Saraç, Mısır’da 9 yıl kalarak eğitimine devam etti. Bu dönemde Muhammed Zahidü’l Kevserî, Osmanlı’nın son şeyhülislamı Mustafa Sabri Efendi, Yozgatlı İhsan Efendi, Muhammed Abdulvehhab Buhayri, Ahmed Fehmi Ebu Sünne, Ali Yakup Efendi, Abdulfettah eş-Şa’şa’dan istifade etti.

M. Emin Saraç, Fi-Zılalil-Kur’ân mütercimleri arasında yer aldı. Ama o eser telifi yerine daha çok ders vermeyi tercih etti. 2000’den fazla talebe yetiştirdi. Aralarında davet ve irşad erbabı, müftü, vaiz, imam hatip, akademisyen ve öğretmenlerin çoğunlukta olduğu mümtaz talebeleri arasında Osman Topbaş, Prof. Dr. Cevat Akşit, Prof. Dr. Osman Öztürk, Prof. Dr. Kemal Sandıkçı, Prof. Dr. Ahmet Turan Arslan, Prof. Dr. Mehmet Bulut, Prof. Dr. Mustafa Avcı, Prof. Dr. İbrahim Hatiboğlu gibi isimler yer aldı.

Yurtdışındaki ilim meclislerinde defalarca Türkiye’yi temsil etmiş, Mısır, Suriye, Ürdün, Filistin, Kuveyt, Hindistan, Pakistan ve diğer İslam ülkeleriyle ilmî irtibatını devam ettirmiş, Yurt dışından gelen İslam âlimlerinin ilk aradıkları kişi olmuştur. Muhammed Emin Saraç hoca. İhlas ve takvası, samimiyet ve şahsiyeti, edep ve ahlakı ile, sadece Türkiye’de değil, dünya çapında takdir edilen bir alim oldu. Kısaca Muhammet Emin Saraç hocanın en son ve belki de hiç konuşulmaması gereken sıfatıdır YÖK Başkanı Yekta Saraç’ın babası olması. Kaldı ki YÖK Başkanı Yekta Saraç Tokat’lıdır ve Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nin gelişmesinde çok önemli katkıları olmuştur. Şehrimizin yetiştirdiği çok önemli bir bürokrattır ve üniversiteye katkıları da inkar edilemez.

Gelelim Rektör Bünyamin Şahin’e… Tokat Gaziosmanpaşa Üniversitesi’nde göreve başladığı günden bu yana şehirle üniversiteyi bütünleştirmiş, üniversite ile siyasetçi, üniversite ile Tokat bürokrasisi arasında ki kavgaya son vermiş, kibar, naif, çalışkan bir bilim insanı. Onun döneminde Üniversite, gerek ülke çapında, gerekse dünya çapında sürekli ivme kazanıyor. Öğrenci sayımız her geçen gün artıyor. Akademik kadromuzdaki eksikler gideriliyor. Fakülte sayılarımız artıyor. Tüm bunları elbette Rektör Şahin tek başına yapmıyor. Ancak Sayın Şahin’in yarattığı sinerjinin önemini de kimse inkar edemez. SAYIN Rektör 3 yıldır görevde.  En fazla bir dönem daha üniversitenin başında kalır. Giderken götüreceği hiçbir şey yok. Ne YÖK Başkanının babasının adını camiye verdin diye, ne de YÖK Başkanı ile iyi ilişkiler kurdun diye üniversiteyi hocaya vermezler. Geldiği gün gibi Prof. Dr. Bünyamin Şahin olarak yolcu edeceğiz. Kalan kubbede bırakacağı hoş bir seda olacak. Bırakalım performansını üniversiteye ve Tokat’a harcasın. Çünkü ne yaparsa bize kalacak. Muhammet Emin Saraç camisi de.

Mehmet Aktürk

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil