Ana Sayfa Köşe Yazısı, Manşet, Son Dakika Haberler, Tokat Haberler 29 Temmuz 2018 1607 Görüntüleme

TOKAT’IN ADINI YASAKLARLA ANMAK…

Gazetecinin görevi haberi doğrudan yurttaşa ulaştırmaktır. Bunu yaparken haber kaynağının sağlamlığı kadar, tarafsız ve objektif olması şarttır. Etik kurallar ve meslek ilkeleri doğrultusunda haberini yapan gazetecinin asli görevini zora sokacak, onun haberini doğru bilgilerle yapmasını engelleyecek her adım, halkın haber alma hakkının da engellenmesi anlamına gelir ki, bu da kimsenin isteyeceği bir durum değildir.

Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cemal İncesoyluer, ilimizde gazetecilerin “bilgiye ulaşma yollarının” kapalı olduğu iddialarını dile getirince, gazeteciler olarak bulunduğumuz yeri yeniden değerlendirmemiz gerektiğini düşündüm ben de. Tokat’ta habere ulaşmak, haber almak ve o haberi yapmak uzun zamandır hayli meşakkatli bir iş. Muhabir arkadaşlarımızın çektiği sıkıntılar bir yana, okuyucuların kimi zaman “yazamıyorsunuz, korkuyorsunuz!” serzenişleri de işin cabası. Kurum amirleri “kamu yararı gözeterek” kısıtlı bilgiler veriyor, gazeteci bu kısıtlı bilgilerle haberini yapmaya çalışıyor, okuyucu da bu haberleri yeterli bulmuyor ve gazetecileri suçluyor. İşin özü, özeti bu.

Cemiyet Başkanımız İncesoyluer’in açıklamasına konu ettiği bu durumun nereye kadar süreceğini kestirmek mümkün değil. Çünkü bilginin kaynağı olan idarecilerimizin bu konudaki tasarruflarını hangi kriterlerle aldıklarını bilemiyoruz. Dolayısıyla örtülü bir sansür yaşadığımız şu günlerde bu işin nereye varacağını bilmek olanaksız. İşte, tam da bu noktada Tokat Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Cemal İncesoyluer’in, “İletişim çağındayız ve dünyanın öteki ucunda ne tür bir gelişme olduysa, cep telefonumuzdan anında takip edebiliyoruz. Gözaltı, tutuklanma, adliye ve emniyet görüntüleri, habercilerin kamera ve vizöründen yansırken, Tokat’ta neden adı konmamış bir yasak oluyor? Bunu anlamakta zorluk çekiyoruz. Eğer, devletin genele matuf böyle bir kararı varsa, diğer şehirlerde uygulanmayan yasakçı tavır, neden Tokat’ta uygulanıyor?” sözleri önemlidir.

Evet, İncesoyluer’in ifade ettiği bu yasakçı tavrın, sadece Tokat ölçeğinde devam etmesini anlamakta güçlük çekiyoruz. Teknoloji çağında hiçbir şeyin gizlide kalması olanaksızken, kurum amirleri tarafından uygulanan yasakların da bir hükmü olmuyor. Tokat’ta son olarak yaşanan “cinsel taciz” olayında bir kez daha yaşadığımız bu yasakçı tavır, halkın haber alma hakkına olan engeli yeniden ortaya koydu. Ortada bir olay varsa, bu olayın failleri ve mağdurları mevcutsa, bunu halktan gizlemenin gerekçesini çözemiyoruz.

Dolayısıyla Cemal İncesoyluer’in açıklamasında yer alan, “Bu konuda, kamu görevi yapan gazeteci/ habercilerin beklentilerinin karşılanması, 24 Temmuz sansürün kaldırılmasıyla ilgili kutlama mesajlarından daha anlamlıdır” cümlesi, sanırım söylemek istediklerimizin, en net ifadesidir.

İyilik, esenlik ve güzelliklerle anılan şehrimizin, şimdilerde yasaklarla anılmasından duyduğumuz rahatsızlığın bilinmesini isteriz.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.