Ana Sayfa Gazete Manşeti, Gazetemiz, Köşe Yazısı, Manşet, Manşet Yanı, Son Dakika Haberler, Tokat Haberler 23 Mart 2021 331 Görüntüleme

YOL OLUR

Türkiye, Sayın Cumhurbaşkanının talimatları ile, bir uluslararası sözleşme olan İstanbul Sözleşmesi’nden imzasını çekti. Bu konudaki fikrimi belirten bir yazı yazmış ve kadın haklarının bir sözleşmeyle korunamayacağını, şiddetin kadın olsun erkek olsun kimseye yapılmaması gerektiğini ifade etmiştim. Burada sözleşmeyle ilgili müspet ya da menfi bir şey söyleyecek değilim. Ancak ne acıdır ki 2011 yılında, İstanbul’da imzaya açılan ve 2014 yılında Türkiye’nin imzaladığı bu sözleşmeyi, herhalde o tarihte iktidarda olan CHP imzalamadı. Bu gün paylaşımlara baktığımda, helal olsun reisim sözleşmeyi feshetti diyenler, bu sözleşmeyi reisin imzaladığını unutmuşa benziyorlar. Aslında burada söz konusu olan, bu sözleşmenin eksileri ya da artılarından çok, 2014 yılında AK Parti tarafından imzalanan bu sözleşmeye, AK Partililerin sahip çıkamaması ve bunu HDP’nin LGBT eline bırakması. Elbette bu sözleşme imzalanırken, bundan bölücüler, eşcinseller faydalansın, ya da aile yapımız bozulsun diye imzalanmadı. Özünde, kadına şiddete karşı alınacak tedbirleri kapsayan sözleşmedeki, kadına şiddeti tanımlarken, cinsel eğilimlerinden dolayı da hiç kimsenin şiddete maruz bırakılamayacağı ibaresi, sanki İstanbul Sözleşmesi,  eşcinselliği makul görüyor algısının oluşmasına sebep oldu. Oysa eşcinsellik bir tercihse eğer,  bu tercih insanlarda 2011 İstanbul sözleşmesi ile başlamadığı gibi, Türkiye’nin bu sözleşmeden çıkması ile de son bulmayacağı bir gerçek.

Ancak geçen 6 yıl içersinde, AK Parti Kadın Kolları, ya da bu inancı paylaşan sivil toplum örgütleri, KADEM gibi güçlü kadın örgütü, bu sözleşmeyi halka doğru anlatıp sahip çıkamayınca, buna sahip çıkanların, yani HDP’nin, LGBT’nin sesi oldu.

Eski bir Ak Parti yöneticisi ve samimî bir partili olduğundan zerrece kuşku duymadığım bir arkadaşım,  sosyal medya hesabından yaptığı paylaşımda söyle bir ifade kullanmış; “Ancak bu ülkede birilerinin referansıyla, aynı usulle sahip oldukları titrlerle, soyadlarının hatırına, kadın politikaları alanında çalışmalar yapmak üzere görev (makam) alıp, kadın haklarını, basına kokoş pozlar vermekten, samimiyetsiz ve verimsiz ziyaretler yapmaktan ibaret gören, ailesinde, iş hayatında, siyasette ezilen, hor görülen, mobbinge maruz kalan kadınların sesini duymaktan korkan ve bu alanlarda elini taşın altına koymayı değil, dut yemiş bülbül olmayı onuruna yediren, Sosyal medya hesaplarında dahi, kadınlar için bir cümleyi esirgeyen, bu suretle kadın hakları faaliyetlerini gayrimeşru STK’ların tekeline bırakan, Sesini duyuramayan milletvekillerinden, bakanlık görevlilerine, Kadın personeline mobbing uygulayan kurum amirinden, 6284 ü etkin uygulamayan kolluk ve yargı görevlilerine kadar tüm duyarsız hemcinslerime teessüflerimi sunuyorum.”

Kendisi aynı zamanda bir avukat olan hanımefendinin paylaşımı Türkiye’nin İstanbul Sözleşmesi’ndeki yaşadığı süreci çok güzel ifade ediyor. 2014 yılında imzaladığı sözleşmeden imzasını çeken,  ya da sözleşmeyi fesheden Sayın Cumhurbaşkanımızın bu hareketi, belki bir kısım yurttaşlarımız tarafından coşkuyla karşılanıyor olabilir.
 

Türkiye’de bazı kesimlerin algı operasyonu ile ya da sosyal medyadan baskılarla kazandıkları bu zafer, bir yol açmıştır. Hani bir misal vardır. Adamın birisi bir ağacın altında uyuklarken,  sakalından bir farenin geçtiğini fark eder. Adam doğru berbere koşar ve kes sakalımı der. Berber derki, yazık değil mi sakalına, fare bu, geçip gitmiş. Olmaz der adam. Tedbirini almazsam yol olur. İşte öyle. Dikkat edin bu da yol olmasın. Bazen sadece düşmanın geçtiği değil, dostun zamansız ve izinsiz açtığı yol da tehlikeli olabilir.

Yorumlar

Yorumlar (Yorum Yapılmamış)

Yazı hakkında görüşlerinizi belirtmek istermisiniz?

Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, pornografik, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.

Hazır Site by Uzman Tescil